Prolin

Prolin

Prolin kollagen ve kıkırdak dokunun üretimi için gerekli olan bir amino asittir.Kas ve eklemlerin esnek olması içn gerekldir.

Ultraviyole ışınlardan ve yaşlanmadan kaynaklanan kırışıklıkların ve sarkmaların önlenmesine yardımcı olur.

Vücudun proteinleri sentezleyip sağlıklı hücreler oluşturmasında görevlidir.Sağlıklı cilt ve bağ doku üretimi ve tamiri için mutlaka gereklidir özellikle travmatik yaralanmalarda.

Prolin protein sentezinde görevli diğer bir amino asit olan lisinle beraber kollagen dokuyu oluşturan hidroksiprolin ve hidroksilisin aminoasitlerinin yapımında kullanılırlar.

Kollagen kıkırdağın iyileşmesine yardımcı olur eklemleri ve omurgayı destekler.

Prolin takviyesi kemik iltihabı,kronik sırt ağrısı ve yumuşak doku hasarlarında faydalı olabilir.

Vücutta kas dokusunun bakımı için prolin gereklidir.Uzun mesafe koşucularında ve uzun süreli antreman yapanlarda prolin seviyesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.

Prolin vücutta glutamik asitten üretilir.Sağlıklı beslenenlerde prolin eksikliği çok nadir görülür.

Travmatik yaraların iyileşmesinde,yanıklarda prolin takviyesi faydalı olabilir.

Zayıf kollagen ve kıkırdak dokuları olanlar prolin takviyesi almak isteyebilirler.

Kaynakları:Et,süt ve süt ürünleri,yumurta en iyi prolin kaynaklarıdır.Vejeteryanlar,veganlar veya düşük proteinli diyetle beslenenlerin takviye alması gerekebilir.

Tavsiye edilen dozaj günlük 500 mg ile 1000 mg arasıdır.C vitamini ile birlikte alınmalıdır.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar prolin ve diğer amino asit takviyelerini bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.Herhangi bir amino asiti gereğinden fazla almak sitrik asit döngüsünün dengesini bozabilir ve karaciğerle böbreğin toksinleri atmalarını zorlaştırabilir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

Metionin

Metionin

Metionin yağların işlenmesinde ve yakılmasına yardım eden,vücutta üretilemeyen gerekli amino asitlerdendir.Vücudun doğal antioksidanı glutationun üretimi için gerekli olan sülfürü içerir.Ayrıca vücutta sülfür içeren,vücuttan toksinlerin atılması,sağlıklı dokuların oluşturulması ve kalp sağlığı için önemli diğer iki aminoasit, sistein ve taurinin üretimi için metionin gereklidir.

Metionin lipotropiktir yani karaciğerin yağları işlemesine yardım eder.

Diğer lipotropikler kolin,inositol ve betaindir.Lipotropikler vücuttan toksinlerin atılmasına,karaciğerde yağ toplanmasını engelleyerek karaciğerin düzgün çalışmasına yardım eder.

Karaciğerin toksinlerden arındırılmasında görevli glutation antioksidanının üretimi için gereklidir.

Metionin, kaslarda bulunan ve kaslara hareket etmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi sağlamada görevli,kısa ve yoğun antremanlarda atletik performansı artıran kreatinin üretiminde de yer alır.Kreatin bütün kaslar için gereklidir.Kalp kaslarının normal çalışması ve dolaşım sisteminin sağlığı için de gereklidir.

Cilt,tırnak ve bağ doku oluşumlarının 3 te 1 ini teşkil eden collagen üretimi için metionin gerekir.

Metionin iltihaplanmaya neden olan histamin maddesinin azaltılmasına yardım eder.

AİDS hastalarında metionin miktarının düşük olduğu tespit edilmiştir.

Araştırmalar metioninin pankreas iltihabı,idrar yolları enfeksiyonları ve Parkinson hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini gösteriyor.Yaban mersini bitkisinde olduğu gibi metionin bakterilerin idrar yollarının duvarlarına yapışmasını ve çoğalmasını önler.

Metionin vücutta üretilemediğinden diyet yoluyla alınması gereken amino asitlerdendir.

Kaynakları:Fasulye,yumurta,balık,sarmısak,mercimek,et,soğan,soya fasulyesi,çekirdekler ve yoğurtta bulunur.

Yetişkin bir insanın günlük metionin ihtiyacı 800-1000 miligram arasıdır.Aşırı doz metionin, folik asit,B6 ve B12 vitaminleri de yeteri kadar alınmazsa kalp hastalıklarıyla ilişkili homosistein maddesinin üretimini artırabilir.

Uzun süre günde 2 grama kadar metionin takviyesinin herhangi bir yan etkisi rapor edilmemiştir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

Karnosin

Karnozin

Karnozin ya da L-karnozin vücutta doğal olarak üretilebilen yaklaşık 100 yıl önce keşfedilmiş bir amino asittir.Kuvvetli anti-aging özelliklere sahiptir.

Karnozin vücudu yaşlanmayla ilişkili 2 ana işlemden biri olan glikasyondan korur.Son çalışmalar,sağlıklı hücrelere zarar veren serbest radikal oluşumunda glikasyonun oksidasyonla beraber hareket ettiğini göstermiştir.Oksidasyon vücutta oksijenin oluşturduğu bir işlemken glikasyon şeker kullanımı sonucu oluşur.

Glikasyon işlemi,vücuttaki proteinlere saldırarak proteinleri ileri glikasyon son ürününe dönüştürür.

İleri glikasyon son ürünleri vücutta birleşerek dokulara zarar veren serbest radikalleri oluştururlar.Bu işlem cillte,gözlerde,sinir sisteminde dolaşım sisteminde ve hayati organlarda hasarlara neden olur.

Sonuçta kırışık bir cilt,beyin fonksiyonlarında zayıflama ve diğer yaşlılık belirtileri ortaya çıkar.

Glikasyonun zararlarını tersine çeviren bir madde bulunmamakla beraber,fareler üzerinde yapılan deneyler karnozin amino asitinin glikasyon sürecini yavaşlattığını göstermiştir.

Bu etkiyi insanlar üzerinde yapıp yapmayacağı kesin olmamakla beraber laboratuarda yapılan deneylerde karnozinin insan hücresinin ömrünü uzattığı görülmüştür.

Ömür uzatma üzerine çalışan araştırmacılar antioksidanların serbest radikallerin zararlarını engellediğini ve azalttığını ama glukozun neden olduğu glikasyon süreci üzerinde etkili olmadığını belirtiyor.Yaşlanmanın etkilerini azaltmak için antioksidanların,glikasyon sürecine karşı etkili karnozin amino asitiyle beraber kullanılması gerektiğini söylüyorlar.

Karnozin takviyesi hücre hasarlarını hücrenin,selat işlemi sonucu oluşan toksik metalleri dışarı atmasına yardım ederek de engeller.

Ön oksidatif mineraller olan bakır,çinko gibi metaller ve kurşun,cıva,nikel gibi ağır metallerin vücutta aşırı miktarda bulunmasının Alzheimer,otizm,Parkinson,bunama,ADHD ve şizofren gibi hastalıklarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir.karnozin takviyesi bu maddelerin vücutta toplanmasını engelleyerek bahsedilen hastalıkları önleyebilir.

Yaşlanmanın etkilerine karşı karnozin takviyesinde günlük doz 100-200 miligram arasıdır.Bu dozda herhangi bir yan etki rapor edilmemiştir.Günde 1 gramdan fazla kullanıldığında kas seğirmesi gibi yan etkiler olabilmektedir.
L-karnozin lokal olarak da kullanılabilir.karnozin içerikli cilt kremleri ve tonikleri ciltteki kırışıklıkların ve kalınlaşmaların tedavisine yardımcı olabilir.

Karnozinin bir formu olan n-asetilkarnozin göz damlası olarak mevcuttur.karnozinin bu formu midede absorbe edilmediğinden ağız yoluyla kullanılmaz.Göz damlası olarak kullanıldığında katarakta karşı etkilidir.Bazı durumlarda göz damlasının düzenli kullanılmasıyla katarakt tamamen ortadan kalkmıştır.

Karnozin yeni süper antioksidan olarak görülmektedir.Üzerindeki araştırmalar yeni olmasına rağmen sonuçlar ümit vaad ediyor.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

Glisin

Glisin

Glisin vücutta üretilebilen amino asitlerden biridir.Kas dokusunun oluşturulmasında ve glukozun enerjiye dönüştürülmesinde görevlidir.Sağlıklı sinir ve sindirim sistemi için gereklidir.Son çalışmalar bazı kanser türlerine karşı antioksidanlarla beraber koruma sağladığını göstermiştir.
Glisin vücutta DNA ve RNA iplikçiklerinin yapımında kullanılır.Vücutta kas yapımında görevli olna kreatinin düzeyini yükselterek,kas yıkımını önler. Okumaya devam et

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

Arjinin

Arjinin

Arjinin ya da L-arjinin karaciğer,cilt,eklemler,kas sağlığı,bağışıklık sistemi,hormon üretimi,erkek doğurganlığı ve kan şekerinin dengelenmesi için gerekli bir amino asittir.

Ayrıca arjinin dolaşımı düzenleyerek iktidarsızlık ve kalp hastalıkları gibi sorunların tedavisinde etkilidir.

Arjinin yarı-gerekli yani bazen takviye olarak alınması gerekebilen bir amino asit olarak kabul edilmektedir.

YEni doğan bebekler kendi arjinilerini üretemezler,bebekliğin ilk bir kaç ayında gerekli amino asit kabul edilir.

Arjinin T hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Son çalışmalar arjinin,AİDS,kanser ve diğer zayıf bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalıkların tedavisinde kullanılması üzerine odaklanmıştır.

Arjinin karaciğerin amonyak gibi zehirli maddeleri vücuttan atmasında görev alır.Üre yapımı için gereklidir.

Arjininin büyük kısmı ciltte bulunur,bağ dokusunun özellikle kasların sağlığı için çok gereklidir.

Arjinin vücutta,enerji üretimi ve kas yapımı için gerekli bir protein olan kreatin ve kas metabolizmasında önemli bir kimyasal olan nitrojenin kullanılmasında rol alır.

Çalışmalar arjininin vücuttaki yağ miktarını azalttığını ve kilo vermeyi hızlandırdığını göstermiştir.

Aynı zamanda hasarlı dokuların tamirinde ve iyileşmesinde de etkilidir.Atletler ve eklem iltihabı rahatsızlığı olanlar için faydalı olabilir.

Arjinin çeşitli hormonların üretiminde yer alır.Pankreası insülin salgılaması için uyarır,hipofiz hormonu,vazopresin yapımında kullanılır,büyüme hormonunun üretimini düzenler.

Bazı araştırmacılara göre cinsel gelişimin gecikmesi arjinin yetersizliğiyle ilgilidir..

Kısırlık tedavisinde yardımcı olabileceği düşünülüyor.Normal bir erkeğin meni sıvısında bol miktarda arjinin vardır.Arjinin sperm hareketliliğini de artırır.

Arjinin damarların genişlemesini sağlayan nitrik asit kimyasalının üretimi için de gereklidir.

Çalışmalar arjininin anjin,damar tıkanıklığı,kalp damar hastalıkları,intermittan klodikasyon,kadın ve erkek iktidarsızlığı,migren gibi sorunların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Arjinin kaynakları:Vücut ihtiyacı olan arjinini ürettiğinden normal insanların takviye kullanmalarıne gerek yok.Keçiboynuzu,çukolata,hindistan cevizi,süt ve süt ürünleri,jelatin,et,yulaf,yer fıstığı,soya fasulyesi,ceviz,buğday ve buğday tohumu bol mktarda arjinin içerir.

Yanık tedavisi görenler,diyalize girenler,üre sorunları olanlar,kilo vermek,kas geliştirmek ya da bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler için arjinin takviyesi gerekli olabilir.Günde 2-3 gr arjinin takviyesi yeterlidir.Kalp damar tıkanıklıkları üzerinde arjininin etksini araştıran klinik deneylerde deneklere günde 15 grama kadar verilmiştir.

Uzun dönem kullanılması tavsiye edilmez.Cildi kalınlaştırabilir nitrojen dengesini bozabilir.

Böbrek ve karaciğer sorunları olanlar bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.

Lisin ilacının,NSAİD türü ilaçların,bazı diüretik ilaçların etkisini azaltabilir.

Şizofren hastaları,deri rahatsızlıkları olanlar olanlar kullanmamalıdır,durumu daha da kötüleştirebilir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

B2 Vitamini – Riboflavin

B2 vitamini ya da riboflavin kırmızı kan hücrelerinin büyümesini düzenler.

Serbest radikallerin vücuda zarar vermesini önleyerek bağışıklık sistemini güçlendirir.Saç,cilt,tırnak ve göz sağlığında önemlidir.
B2 vitamini riboflavin olmadan diğer B vitaminleri özellikle B3(niasin) ve B6 piridoksin işlevlerini gerçekleştiremezler. Okumaya devam et

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather