Tireonin

Tireonin

Treonin vücutta protein dengesini sağlayarak normal büyümeye yadım eder.Kalp,karaciğer,merkezi sinir sistemi ve bağışıklık sisteminin sağlığı için önemlidir.

Tireonin collagenielastin ve kas dokularının yapımı için gerekli olan iki amino asit glisin ve serinin üretiminde kullanılır.

Tireonin bağ doku ve kasların sağlam ve esnek olmasında görev alır.

Güçlü kemikler ve diş minesi oluşumuna,yaraların iyileşmesine yardım eder.

Tireonin aspartik asit ve metionin amino asitleriyle beraber karaciğere yağların ve yağ asitlerinin sindiriminde yardım eder.

Vücutta yeterli trionin olmazsa yağlar karaciğerde birikir ve karaciğer rahatsızlıklarına neden olur.

Tireonin antijenlerin üretiminde yer alarak bağışıklık sistemini destekler.Merkezi sinir sisteminde bol miktarda bulunduğundan depresyon tedavisinde yardımcı olabilir.

Sinir ve kas fonksiyonlarını etkileyen hastalıklarda tireoninin faydası dokunabilir.Tireonin merkezi sinir sisteminde glisin seviyesini artırır.

Araştırmalar MS hastalığında semptomların trionin takviyesiyle azaltılabildiğini göstermiştir.1992 yılında yapılan bir çalışma günde 7.5 gr tireonin alan hastalarda spastisitenin azaldığı görülmüştür.

Tireonin vücutta üretilemediğinden diyet yoluyla alınması gerekir.

Kaynakları:Süt ve süt ürünleri,et,tahıllar,mantar ve yapraklı sebzeler zengin tireonin kaynaklarıdır.Normal beslenenlerde tireonin eksikliği görülmez.

Tireonin daha çok ette bulunduğundan vejeteryan ve veganlar takviye almayı düşünebilirler.

Tireonin eksikliğinde duygusal ajitasyon,sndirim sorunları,karaciğerde yağ birikmesi gibi sonuçlar açığa çıkabilir.

Günlük doz 103-500 miligram arasıdır.Aşırı dozda üre miktarını artırır,karaciğere zarar verir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Sistin

Sistin

Sistin sülfür içeren,sağlıklı cilt,saç,kemik ve bağ doku için gerekli bir amino asittir.

Vucutta doğal antioksitan olan glutationun üretiminde kullanılır.

Her bir sistin molekülü yine sülfür içeren ve sistine çok benzeyen 2 adet sistein molekülünden oluşur.Aslında sistin sisteinin daha kararlı halidir.Gerektiğinde iki molekül de birbirine dönüştürülebilmektedir.

Sistin glutationla beraber karaciğerden zehirli atıkların atılmasında görev alır.Hastanelerin acil servislerinde aşırı doz asetaminofenol zehirlenmelerini tedavi etmek için kullanılır.Beyni ve karaciğeri alkolle sigaranın oluşturduğu zehirlere karşı korur.

Tırnak,saç ve cilt dokularını oluşturan alfa-keratin proteinin yapısında bol miktarda sistin bulunur.

Sistein takviyeleri,kollagen dokunun oluşumunda rol alıp cildin esnekliğini artırdığından,piyasada anti-aging ilaç olarak sunulmaktadır.Sistein takviyeleri yanıkların ve yaraların iyileşmesini hızlandırabilir,eklem iltihabı olanlarda eklemlerin esnekliğini artırabilir.

Antioksitan glutationun üretimini artırdığından,serbest radikalllerin oksidatif etkilerinden dolayı oluşan durumlarda faydalı olabilir.Damar tıkanıklığı,kanser,amfizem,tüberkiloz ve bronşit tedavisinde yardımcı olabilir.Sisteinin solunum yollarındaki balgamın temizlenmesinde yardımcı olduğu biliniyor.

Kaynakları:Sistin vücut tarafından üretimi yapılan amino asitlerdendir.Yumurta,et,süt ve süt ürünleri ve tahıllar zengin sistin kaynaklarıdır.

Sistein vücutta sistinden daha kolay absorbe edilmektedir,bu yüzden takviye olarak daha çok sistein kullanılır.

Aşırı dozda sistin sistinosis denen bir rahatsızlığa neden olabilir.Sistinosis vücutta sistin kristallerinin oluşması ve kristallerin mesane ve böbrek taşlarına dönüşmesidir.

Bu yan etkinin sisteinle ilgisi yoktur.Vucutta sistein sistine dönüştürülür.Sistein takviyesi alınırken sisteinin zarar verecek miktarda sistine dönüştürülmesin önlemek için C vitaminiyle birlikte alınmalı ya da bol bol turunçgil meyvelerinden yenmelidir.

Sistin yeterli miktarda B6,B12 vitaminleri ve folik asit olmadan vücut tarafından kullanılamaz.Takviye alınırken bu vitaminlerden yeterli miktarda alınmasına özen gösterilmelidir.

B vitaminleri vücudun,sistein kullandıktan sonra oluşan homosistein adlı atık maddesini atması için de gereklidir.Homosistein kalphastalıklarına neden olan damar iltihaplarına sebep olabilir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Prolin

Prolin

Prolin kollagen ve kıkırdak dokunun üretimi için gerekli olan bir amino asittir.Kas ve eklemlerin esnek olması içn gerekldir.

Ultraviyole ışınlardan ve yaşlanmadan kaynaklanan kırışıklıkların ve sarkmaların önlenmesine yardımcı olur.

Vücudun proteinleri sentezleyip sağlıklı hücreler oluşturmasında görevlidir.Sağlıklı cilt ve bağ doku üretimi ve tamiri için mutlaka gereklidir özellikle travmatik yaralanmalarda.

Prolin protein sentezinde görevli diğer bir amino asit olan lisinle beraber kollagen dokuyu oluşturan hidroksiprolin ve hidroksilisin aminoasitlerinin yapımında kullanılırlar.

Kollagen kıkırdağın iyileşmesine yardımcı olur eklemleri ve omurgayı destekler.

Prolin takviyesi kemik iltihabı,kronik sırt ağrısı ve yumuşak doku hasarlarında faydalı olabilir.

Vücutta kas dokusunun bakımı için prolin gereklidir.Uzun mesafe koşucularında ve uzun süreli antreman yapanlarda prolin seviyesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.

Prolin vücutta glutamik asitten üretilir.Sağlıklı beslenenlerde prolin eksikliği çok nadir görülür.

Travmatik yaraların iyileşmesinde,yanıklarda prolin takviyesi faydalı olabilir.

Zayıf kollagen ve kıkırdak dokuları olanlar prolin takviyesi almak isteyebilirler.

Kaynakları:Et,süt ve süt ürünleri,yumurta en iyi prolin kaynaklarıdır.Vejeteryanlar,veganlar veya düşük proteinli diyetle beslenenlerin takviye alması gerekebilir.

Tavsiye edilen dozaj günlük 500 mg ile 1000 mg arasıdır.C vitamini ile birlikte alınmalıdır.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar prolin ve diğer amino asit takviyelerini bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.Herhangi bir amino asiti gereğinden fazla almak sitrik asit döngüsünün dengesini bozabilir ve karaciğerle böbreğin toksinleri atmalarını zorlaştırabilir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Sinirli Ot

(Plantago lanceolata)

sinirliot

Bildiğimiz şifalı bitkiler arasında,antik çağlarda da bugünkü kadar kullanım yaygın ve ve güvenilen bitkilerden biridir.

Anglo sakson kaynaklarında 9 kutsal bitkiden birisi olarak bahsedilir.

Yol kenarlarında,kırlarda,meralarda yetişir,dünyanın her yerinde bulunur. Okumaya devam et

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Sarıkantaron Otu

Sarıkantaron Otu

(Hypericum perforatum)

sarı kantaronSarı Kantaron Otu yol kenarlarında,ormanlık alanlarda,tarlalarda yetişir.Boyu 60 cm kadardır,altın sarısı çiçekleri vardır.

Çiçekleri sıkıldığı zaman kırmızı bir sıvı salgılar.Çay ve banyo yapımı için çiçeklenmiş bitki toplanır,yağı için yeni açmış çiçekleri toplanır.

Eski hristiyan inanışları çiçeğin kokulu ve kırmızı suyunu Hz.İsa’nın kanı ve yaraları ile ilişkilendirmişlerdir.

Gerçek şu ki sarı kantaron yağı yaralar için en iyisidir.,ağrıyı azaltır,iltihapları kurutur,iyileştirir. Okumaya devam et

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather