Tirosin

Tirosin

Tirosin vücutta üretilen, sinir sisteminde görevli bir amino asittir.Metabolizmayı hızlandırır ve kronik halsizliğin tedavisine yardım eder.

Tirosin vücudumuzda iştahı düzenlemek,ağrı ve stresle mücadele etmek için gerekli beyin kimyasallarının üretiminde görevlidir.

Tiroid,hipofiz ve adrenal bezlerinin normal çalışması için gereklidir.Düşük tirosin seviyesi hipotriodizme,düşük kan basıncına,kronik halsizliğe ve yavaş metabolizmaya neden olabilir.

Çevresel uyaranları algılamamızı ve bunlarla ilişkilerimizi kontrol eden üç nörotransmiter,epinefrin,norepinefrin ve dopaminin üretimi için fenilalanin ve tirosin amino asitleri gerekir.

Yeterli fenilalanin olmadan vücut gerektiği kadar tirosin üretemez.Yeterli tirosin olmadan da vücut fenilalanini metabolize edemez.İki amino asitten herhangi birinin eksikliği anksiyete,depresyon,düşük libido ve kronik halsizlik gibi sorunlara neden olabilir.

Tirosin takviyeleri özellikle 5-HTP (5-hidroksi-triptofan) ile birlikte alındığında depresyon tedavisinde etkili olmaktadır.Tirosin takvyesi alerji,baş ağrısı,Parkinson hastalığının tedavisinde de kullanılır.
Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar,MAO inhibitörlerinden kullananlar tirosin takviyesi almamalı ve tirosin içeren yiyeceklerden uzak durmalı tirosin bu hastalıkların şiddetini artırabilir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

Fenilalanin

Fenilalanin

Fenilalanin vücut tarafından üretilmeyen amino asitlerden olduğu için besinlerle alınması gerekir.Fenilalanin merkezi sinir sisteminin normal çalışması için gereklidir.

Depresyon,kronik ağrı ve merkezi sinir sisteminin düzgün çalışmamasından kaynaklanan diğer hastalıkların tedavisinde etkilidir.

Kan beyin bariyerini geçebildiği için özellikle beyin hastalıklarının tedavisinde etkilidir.

Kan beyin bariyeri kırmızı kan hücreleri ve glia dan oluşan ve beyni toksin maddelerden,bakteri ve virüslerden koruyan bir kalkandır.

Sadece bu bariyeri geçebilen kimyasallar beyin üzerinde etkili olabilir.Fenilalanin vücutta tirosine dönüştürülerek bütün duygusal algılarımız ve tepkilerimizin yönetiminde görevli nörotransmiterler olan epinefrin,dopamin ve norepinefrinin üretiminde kullanılır.

Fenilalanin takviyesi daha mutlu,daha uyanık olmaya daha az acıkmaya yardımcı olur.Hafıza ve konsantrasyonu artırır.

Kaynakları:Bitkisel ve hayvansal protein kaynaklarında bulunur.
Son araştırmalar fenilalaninin melatonin üretiminde görevli olduğundan,ciltte beyaz lekeler oluşmasıyla ortaya çıkan vitiligo hastalığının tedavisinde yardım edebileceğini gösteriyor.

Bu araştırmada hastalara günde 50-100 mg arası fenilalanin ağız yoluyla verilmiş ve % 10 oranında fenilalanin içeren kremler hastalıklı bölgelere sürülmüş.Araştırma sonucunda fenilalaninin vitiligo üzerinde % 83 oranında iyileşme sağladığı görülmüş.

Fenilalaninin L-fenilalanin,D-fenilalanin,DL-fenilalanin olmak üzere üç formu var,L-fenilalanin ruhsal durum,iştah ve zihinsel fonksiyonlar üzerinde etkili,D-fenilalanin ağrılar üzerinde,DL-fenilalanin iki türünde özelliklerini taşıyor.

Eklem iltihabı,obezite,şiddetli adet sancısı ve depresyon sorunları olanlara faydalı olabilir.

Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar fenilalanin takviyesi kullanmamalılar hatta bu aminoasiti içeren gıdalardan fazla tüketmemeliler hastalığın şiddetini artırabilir.

Fenilalanin antidepresanlarla özellikle monoamin oksidaz inhibitörleriyle beraber kullanılmamalıdır. Ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Aşırı dozda fenilalanin sinir hasarlarına sebebiyet verebilir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather

Alanin

Alanin

Alanin ya da L-alanin vücutta basit şeker glukozun enerjiye çevrilmesinde,karaciğerden zehirli maddelerin atılmasında rol oynar.

Alanin yoğun egzersiz esnasında vücudun kaslardaki proteini enerjiye dönüştürmesini engelleyerek,hücrelerin zarar görmekten korur.

Alanin döngüsü denilen bir dizi kimyasal işlem vasıtasıyla,vücutta nitrojen ve glukoz dengesini sağlamakla görevlidir.

Alanin döngüsü esnasında hücrelerde ya da dokularda bulunan fazla amino asitler,glukozun parçalanmasıyla oluşturulan piruvat adlı alıcı moleküllere gönderilir.Piruvat alanine dönüştürülür ve karaciğere gönderilir.

Karaciğer alaninden nitrojeni ayırır ve bir kısmını ileride glukoz üretmek için tekrar piruvata dönüştürür.Fazla nitrojen üreye dönüştürülüp idrarla dışarı atılır.

Glukoz-piruvat-alanin-piruvat-glukoz döngüsü ile hücre sağlığı çin gerekli enerji sağlanmış olur.

Alanin,glukoz seviyesi ve enerji üretimi açısından anahtar role sahiptir.Epstein-Barr virüsü ve kronik halsizlik yüksek alanin ile düşük tirosin ve fenilalanin seviyeleriyle ilişkilidir.

Alanin kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olabilir.İnsüline bağlı şeker hastalarında oral yolla L-alanin alımının geceleri kan şekeri düşmesini etkili biçimde engellediği görülmüştür.

Alanin gerekli bir amino asit değildir yani dışardan takviyesine lüzum olmadan vücut tarafından üretilebilmektedir.

Fakat bütün amino asitler eğer vücut tarafından üretimini engelleyen bir durum varsa gerekli amino asit olabilirler.

Diyetlerinde protein miktarı az olanlar,yeme bozuklukları olanlar,karaciğer rahatsızlıkları,diyabet veya üre döngü bozukluklarına sebep olan genetik özellikler alanin takviyesi alınmasını gerektirebilir.

Düşük kan şekeri,diyabet,hepatit rahatsızlıklarında alanin seviyesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.Fakat alanin azlığının bu hastalıkların sebebi mi yoksa sonucu mu olduğu konusunda henüz bir netlik yok.

Vücudun B vitaminlerini özellikle B5 ve B6 vitaminlerini kullanabilmesi için alanine ihtiyacı vardır.

Prostat bezindeki sıvı alanin içerdiğinden,bu amino asitin iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir.

Bir çalışmada prostat hastalarına 2 hafta boyunca 780 mg alanin,glisin ve glutamik asit,sonraki 2 hafta boyunca aynı amino asitlerden 390 mg verilmiş ve belirgin iyileşme kaydedilmiştir.

Alanin kaynakları kırmızı ve bayaz et,yumurta,süt ve süt ürünleridir.Avokado gibi proteince zengin meyvelerde de bulunur.

Piyasada alanin takviyeleri de mevcuttur.Yalnız takviye kullanırken dikkat edilmelidir.Amino asit fazlalığı vücuttaki nitrojen dengesini bozabilir,bu da karaciğer ve böbreklerde rahatsızlık oluşturabilir.Bir uzmana danışmadan kullanılmamalıdır.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmailby feather