Çuha Çiçeği

ÇUHA ÇİÇEĞİ

(Primula officinalis)

Çuha çiçeğiÇuha çiçeği,uzun saplarının ucunda şemsiye şeklinde,altın sarısı çiçekleri olan bal gibi hoş bir kokuya sahip bir bitkidir.

Daha çok dağ eteklerinde ve kırlarda bulunur.

Uzun çuha çiçeği (primula elatior) daha çok kırlarda bulunan,uzun saplarında açık sarı çiçekleri olan daha hafif bir kokuya sahip bir türdür.

İkisi de aynı tıbbi değere sahiptir ve aynı amaçla kullanılır.

Çuha çiçeğinin 3.çeşidi olan ayı kulağı-yıldız çiçeği de denir-( primula auricula) daha çok bir bahçe bitkisidir.

Bir akşam yemeğinde bir beyfendinin yanında oturuyordum.

Çok kuvvetli uyku hapları kullanıyor olmasına rağmen uyuyamıyordu.Bu tedavi son umuduydu ,fakat hiç bir gelişme sağlamamıştı.Kuvvatli uyku haplarına rağmen hala uyuyamıyordu.

Uzanır uzanmaz sanki birisi ayak altına sigara basıyormuş gibi bir acı hissediyormuş.

Ona uykusuzluk için harika bir ilaç bildiğimi söyledim.

Uzun zamandır uyku hapları kullanan birine yardımcı olacak mıydı?

7 Aralık 1976 tarihiydi,bitkiyi denedi.

7 gün sonra arkadaşlarından biriyle karşılaştım,ortak dostumuzun tekrar uyuyabildiğini söyledi.

Ayrıca ayağında hissettiği acı da son bulmuştu.

Çuha çiçeği çayı ona sağlığını geri vermiş ve sinirsel rahatsızlığını bitirmişti.

Uykusuzlık için 50 gr Çuha çiçeği,25 gr lavanta,10 gr sarı kantaron,15 gr serbetçi otu kozalağı,5 gr kedi otu kökü.

Bu karışımdan 1 tepeleme çay kaşığı çeyrek litre kaynar suyla 3 dakika demlenir.

Bu çayı yatmadan önce yudumlayarak mümkün olduğu kadar sıcak içiniz gerekirse balla tatlandırabilirsiniz.

Bu çay bütün kimyasal uyku ilaçlarına tercih edilmelidir.

Uyku hapları sinir sistemini tahrip ederken bu karışım tam tersine sinir sistemindeki tahribatları onarır.

Annem çuha çiçeğinin kalp ve sinir sistemi için ne kadar faydalı olduğunu bildiğinden her bahar toplardı.

Sadece çiçeği toplayın.

Kan temizleyici özellikleri nedeniyle ,gut ve romatizma rahatsızlıklarına neden olan toksik maddelerden vücudu temizler.

Abbe Kneip çuha çiçeğinin büyük bir destekleyicisiydi,elinde çuha çiçeği ile bir resmi vardır.

Romatizma ve gut rahatsızlığı olanlar uzun bir süre günde 1-2 bardak çuha çiçeği çayı içmelidirler.

Yoğun ağrılar azalacak ve zamanla kaybolacaktır.

Kalp ve sinirleri kuvvetlendirmede çuha çiçeği çayı eşsizdir,migreni,sinirsel başağrılarını keser,kalp kası iltihaplanması ,su toplanması(ödem)için mükemmeldir.

Köklerin kaynama suyu balla karıştırılarak böbrekler için güzel bir çay elde edilir,mesanedeki taşları atmaya yardım eder.

Kan temizleyici olarak bahar mevsiminde şu karışım tavsiye edilir:50 gr çuha çiçeği,50 gr mürver çiçeği filizi(mürver çiçeğinin açmadan önceki yeşil kısımları),15 gr ısırgan otu,15 gr hindiba kökü.

Bir tepeleme çay kaşığı karışımı çeyrek litre kaynar suyla 3 dakika demleyin.

Balla tatlandırılabilir.

Kalp şikayetleri için çuha çiçeği bitkisinin çiçekleri bir şişeye doldurulur ve üzerine çiçekleri örtecek şekilde elma sirkesi doldurulur.Şişe iyice kapanır.Güneşin altında 14 gün bekletilir.Kalp şikayetleri için gerektiğinde 1 yudum içilir.Kalp hastalığı olanlar günde 3 yemek kaşığı içmelidir.

Kullanımı:

Çayı:1 tepeleme çay kaşığı çeyrek litre kaynar suyla 3 dakika demlenir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Tirosin

Tirosin

Tirosin vücutta üretilen, sinir sisteminde görevli bir amino asittir.Metabolizmayı hızlandırır ve kronik halsizliğin tedavisine yardım eder.

Tirosin vücudumuzda iştahı düzenlemek,ağrı ve stresle mücadele etmek için gerekli beyin kimyasallarının üretiminde görevlidir.

Tiroid,hipofiz ve adrenal bezlerinin normal çalışması için gereklidir.Düşük tirosin seviyesi hipotriodizme,düşük kan basıncına,kronik halsizliğe ve yavaş metabolizmaya neden olabilir.

Çevresel uyaranları algılamamızı ve bunlarla ilişkilerimizi kontrol eden üç nörotransmiter,epinefrin,norepinefrin ve dopaminin üretimi için fenilalanin ve tirosin amino asitleri gerekir.

Yeterli fenilalanin olmadan vücut gerektiği kadar tirosin üretemez.Yeterli tirosin olmadan da vücut fenilalanini metabolize edemez.İki amino asitten herhangi birinin eksikliği anksiyete,depresyon,düşük libido ve kronik halsizlik gibi sorunlara neden olabilir.

Tirosin takviyeleri özellikle 5-HTP (5-hidroksi-triptofan) ile birlikte alındığında depresyon tedavisinde etkili olmaktadır.Tirosin takvyesi alerji,baş ağrısı,Parkinson hastalığının tedavisinde de kullanılır.
Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar,MAO inhibitörlerinden kullananlar tirosin takviyesi almamalı ve tirosin içeren yiyeceklerden uzak durmalı tirosin bu hastalıkların şiddetini artırabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Taurin

Taurin

Taurin sülfür (kükürt) içeren vücutta metionin ve sistein amino asitlerinden üretilen bir amino asittir.Sinir sistemi,kas,beyin ve kalp sağlığı için gereklidir.

Taurin beynin ve kalbin düzgün çalışması için çok önemli üç mineralin,potasyum,magnezyum, ve sodyumun taşınmasında görev alır.
Nörotransmiterlerin üretimi ve beynin korunmasında rol alır.

Bazı çalışmalar L-taurin takviyesi almanın kalp kaslarını kuvvetlendirdiğini,kan basıncını düzenlediğini,kalp hastalıklarından koruduğunu ve aritmiyi engellediğini göstermiştir.

Taurin eksikliğinin nitrik oksit seviyesinde düşmeye,bunun da kaslara kan akışının azalmasına neden olduğu tespit edilmiş.

Taurin yağ metabolizması ve safra için de önemlidir.Yağda çözünen vitaminlerin absorbsiyonu çin gereklidir.Kolestrol düzeyini ayarlar.

Antioksidan özelliklere sahiptir.Gözleri güneş ışığnın neden olduğu zararlardan korur,bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Sara,kalp,diyabet,alkolizm,kistik fibrozis ve Alzheimer hastalıklarında fayda sağlayabilir.

Kaynakları:Et,balık,süt,yumurta zengin taurin kaynaklarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Serin

Serin

Serin vücutta glisin amino asitinden üretilir.Zihinsel ve fiziksel sağlık üzerinde etkilidir.Serin özellikle beynin ve merkezi sinir sisteminin düzgün çalışmasında etkilidir.

Vücuttaki bütün hücrelerin yapımında kullanılan fosfolipitlerin üretiminde yer alır.DNA ve RNA fonksiyonlarında,yağ metabolizmasında,kas yapımında,bağışıklık sisteminin sağlıklı olmasında görev alır.

Beyini oluşturan proteinler,sinir hücrelerini koruyan ve daha hızlı iletişimlerini sağlayan miyelin kılıf serin içerir.Serin olmazsa miyelin kılıf görevini tam yapamaz bu da beyinde sorunlara neden olur.

Serin triptofan üretiminde kullanılır.Triptofan da ruhsal durumumuzla ilgili serotonin nörotransmiterinin üretiminde kullanılır.Serotonin ve triptofan eksikliğinde depresyon,uykusuzluk,kronik halsizlik, ve anksiyete açığa çıkar.

Serin bağışıklık sisteminin silahları olan immunoglobin ve antijen üretiminde kullanılır.

Kalp kasları da dahil vücuttaki bütün kasların düzgün çalışması için gerekli kreatin amino asitinin emiliminde görev alır.

Serinin vücutta düzgün bir şekilde üretilebilmesi için B3,B6 ve B9 vitaminlerinin yeteri kadar alınması gerekir.

Kaynakları:Et,soya ürünleri,süt ve süt ürünleri,buğday,yer fıstığı zengin serin kaynaklarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Karnosin

Karnozin

Karnozin ya da L-karnozin vücutta doğal olarak üretilebilen yaklaşık 100 yıl önce keşfedilmiş bir amino asittir.Kuvvetli anti-aging özelliklere sahiptir.

Karnozin vücudu yaşlanmayla ilişkili 2 ana işlemden biri olan glikasyondan korur.Son çalışmalar,sağlıklı hücrelere zarar veren serbest radikal oluşumunda glikasyonun oksidasyonla beraber hareket ettiğini göstermiştir.Oksidasyon vücutta oksijenin oluşturduğu bir işlemken glikasyon şeker kullanımı sonucu oluşur.

Glikasyon işlemi,vücuttaki proteinlere saldırarak proteinleri ileri glikasyon son ürününe dönüştürür.

İleri glikasyon son ürünleri vücutta birleşerek dokulara zarar veren serbest radikalleri oluştururlar.Bu işlem cillte,gözlerde,sinir sisteminde dolaşım sisteminde ve hayati organlarda hasarlara neden olur.

Sonuçta kırışık bir cilt,beyin fonksiyonlarında zayıflama ve diğer yaşlılık belirtileri ortaya çıkar.

Glikasyonun zararlarını tersine çeviren bir madde bulunmamakla beraber,fareler üzerinde yapılan deneyler karnozin amino asitinin glikasyon sürecini yavaşlattığını göstermiştir.

Bu etkiyi insanlar üzerinde yapıp yapmayacağı kesin olmamakla beraber laboratuarda yapılan deneylerde karnozinin insan hücresinin ömrünü uzattığı görülmüştür.

Ömür uzatma üzerine çalışan araştırmacılar antioksidanların serbest radikallerin zararlarını engellediğini ve azalttığını ama glukozun neden olduğu glikasyon süreci üzerinde etkili olmadığını belirtiyor.Yaşlanmanın etkilerini azaltmak için antioksidanların,glikasyon sürecine karşı etkili karnozin amino asitiyle beraber kullanılması gerektiğini söylüyorlar.

Karnozin takviyesi hücre hasarlarını hücrenin,selat işlemi sonucu oluşan toksik metalleri dışarı atmasına yardım ederek de engeller.

Ön oksidatif mineraller olan bakır,çinko gibi metaller ve kurşun,cıva,nikel gibi ağır metallerin vücutta aşırı miktarda bulunmasının Alzheimer,otizm,Parkinson,bunama,ADHD ve şizofren gibi hastalıklarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir.karnozin takviyesi bu maddelerin vücutta toplanmasını engelleyerek bahsedilen hastalıkları önleyebilir.

Yaşlanmanın etkilerine karşı karnozin takviyesinde günlük doz 100-200 miligram arasıdır.Bu dozda herhangi bir yan etki rapor edilmemiştir.Günde 1 gramdan fazla kullanıldığında kas seğirmesi gibi yan etkiler olabilmektedir.
L-karnozin lokal olarak da kullanılabilir.karnozin içerikli cilt kremleri ve tonikleri ciltteki kırışıklıkların ve kalınlaşmaların tedavisine yardımcı olabilir.

Karnozinin bir formu olan n-asetilkarnozin göz damlası olarak mevcuttur.karnozinin bu formu midede absorbe edilmediğinden ağız yoluyla kullanılmaz.Göz damlası olarak kullanıldığında katarakta karşı etkilidir.Bazı durumlarda göz damlasının düzenli kullanılmasıyla katarakt tamamen ortadan kalkmıştır.

Karnozin yeni süper antioksidan olarak görülmektedir.Üzerindeki araştırmalar yeni olmasına rağmen sonuçlar ümit vaad ediyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutamin

Glutamin

Glutamin kasların yapımı ve tamiri için gerekli bir amino asittir.Karaciğerden amonyak gibi zehirli atıkların atılmasında,sinir sisteminin sağlığının korunmasında görevlidir.

Glutamin,kırmızı kan hücreleri ve gliadan oluşan ve beyni kandaki toksinler,bakteriler ve virüslerden koruyan koruyucu bariyer, kan-beyin bariyerini kolayca geçer.

Glutamin beyinde beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışmasında görevli glutamik asite dönüştürülür ayrıca nörotransmiter gamma-aminobutirik asitin (GABA) seviyesini artırır.

L-glutamin takviyesi,zihin kapasitesini artırır,sara,depresyon,şizofren ve bunaklık tedavisinde kullanılır.

Glutamin sinir sistemi için önemli bir enerji kaynağıdır.Eğer beyin yeteri kadar glukoz almıyorsa enerji açığını glutamin metabolizmasını artırarak kapatır.

Glutamin kullananlar daha enerjik olduklarını,ruhsal durumlarının daha iyi olduğunu ve daha az halsizlik hissettkilerini rapor ediyorlar.

Glutamin vücutta asit ve alkalin seviyesini dengeleyerek sindirim yollarının daha sağlıklı olmasına yardımcı olur.

Glutamin ince bağırsaklardaki hücreler tarafından kolayca emildiğinden sindirim sorunları nedeniyle besinlerin absorbsiyonunda sorun yaşayanlar için faydalıdır.

Bazı sağlık uzmanları glutamin takviyesinin bağırsak iltihabı hastalarına faydalı olacağını düşünüyor.

Glutamin karaciğerden toksin madde amonyağın atılmasına yardımcı olur.Karaciğerde bulunana fazla nitrojen amonyağa dönüşeceğine glutamik asite bağlanarak glutamine dönüşür.

Glutamin karaciğeri alkolün ve aşırı doz asetaminofenin etkilerinden korur.

Glutamin nitrojenin vücudun diğer bölümlerine özellikle kaslara taşınmasına yardımcı olur.

Nitrojen seviyesini ayarlayıp,kaslarda glikojen ihtiyacını ikmal ederek yoğun egzersiz esnasında kasların yıkılmasını önler.

Profesyonel vücut geliştirmeciler kas kütlesini korumak ve artırmak için glutamin kullanır.

Glutamin kanda ve kas dokularında en bol bulunan amino asittir.Kas dokusundaki amino asitlerin % 60 ını glutamin oluşturur.

Glutamin kasların yapımında ve tamirinde görevli olduğundan glutamin takviyesi, diyet uygulayanlar,vücut geliştirenler,uzun süre yatak istirahati gerektiren hastalıkları olanlar için faydalı olabilir.

Glutamin vücutta normal hücre bölünmesini destekler bu yüzden DNA,RNA,bağışıklık sisteminin parçası olan timosit,lenfosit ve makrofaj yapımında önemlidir.

Yeterli glutamin olmazsa bağışıklık sistemi düzgün çalışamaz.Bu yüzden,bağışıklık sisteminin düzgün çalışmaması nedeniyle ortaya çıkan eklem iltihabı,kronik halsizlik,skleroderma(derinin kalınlaşması),AİDS gibi rahatsızlıklarda yardımcı olabilir.

Ameliyat yaralarının ve diğer yaraların iyileşme sürecinde faydalı olabilir.Vücut stres altındayken enerji sağlamak için kaslarda bulunan glutationun neredeyse 3 te 1 ini kullandığından kasların yıkılmasını önlemek için takviye almak gerekebilir.

Kaynakları:Glutamin bir çok besinde bulunur ancak pişirme işlemiyle kolyaca yok olabilir.Eğer çiğ yenirse ıspanak ve maydanoz zengin glutamin kaynaklarıdır.

Kapsül veya toz formunda takviyeleri mevcuttur.Amino asit haplarının içinde yer alır.

Karaciğer ve böbrek problemi olanlar,Reye sndromu hastaları be kanda amonyak birikmesine nedenolacak hastalığı olanlar glutamin takviyesi kullanmamalılar,bu hastalıkları şiddetlendirebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glisin

Glisin

Glisin vücutta üretilebilen amino asitlerden biridir.Kas dokusunun oluşturulmasında ve glukozun enerjiye dönüştürülmesinde görevlidir.Sağlıklı sinir ve sindirim sistemi için gereklidir.Son çalışmalar bazı kanser türlerine karşı antioksidanlarla beraber koruma sağladığını göstermiştir.
Glisin vücutta DNA ve RNA iplikçiklerinin yapımında kullanılır.Vücutta kas yapımında görevli olna kreatinin düzeyini yükselterek,kas yıkımını önler.

Glisin sadece kaslarda değil ciltte ve bağ dokularda da yüksek oranda bulunur.

Ciltte ve bağ dokularda bulunan kollagenin 3 te 1 i glisinden oluşur.

Glisin olmadan vücut hasarlı dokuları tamir edemez,cilt sıkılığını kaybeder,yaralar iyileşmez.

Glisin glukogenik amino asittir yani vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi glukozdan sağlamasına yardım eder.

Kan şeker düzeyini düzenlemeye yardımcı olur.Glisin takviyesi halsizlik,bitkinlik,kansızlık,kan şekeri düşüklüğü gibi sorunlarda faydalı olabilir.

Glisin sağlıklı bir sindirim sistemi için gereklidir.Yağların sindiriminde kullanılan safra asitinin sentezinin düzenlenmesine yardım eder.

Merkezi sinir sistemi için gereklidir.Son araştırmalar glisinin nöbetli hastalıklarda nöbetin başlamasını sağlayan,hiper aktivite ve manik depresyona neden olan nörotransmiterlerin engellenmesine yardımcı olduğunu göstermiştir.

Glisin gerektiğinde bir diğer amino asit olan serin nörotransmiterine dönüştürülebildiğinden şizofren tedavisinde etkili olabilir.

Tedaviye yanıt vermeyen şizofren hastaları üzerinde yapılan bir çalışmada,hastalara kullandıkları antipisikotik ilaçlara ilave olarak günlük 40-90 gr arası (vücut ağırlığının her bir kilogramı için 0.8 gr) glisin amino asiti verilmiş ve semptomların belirgin bir şekilde azaldığı görülmüş.Glisinin şizofren hastalığına etkileri üzerine yapılan araştırmalar devam ediyor.

Araştırmalar glisinin uyuma bozuklukları,şizofren,Parkinson,Huntington hastalıkları,jetleg ve sürmenaj nedeniyle hafıza kaybı yaşayanlarda hafızanın toparlanmasına yardım ettiğini göstermiştir.

Glisin üzerinde devam eden bazı araştırmalar glisinin kanserli hücrelerin gelişmesini engellemeye yardım ettiğini ve kanser tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde glisinin tümör hücrelerinin kan ihtiyaçlarını sağlayan anjiyogenez işlemini durdurarak tümör büyümesini engellediği görülmüştür.

Glisin prostat sağlığı için de önemlidir.Bir çalışma prostat bezi büyümesinin semptomlarını azalttığı görülmüştür.

Kaynakları:
Et,balık,fasulye,süt,peynir gibi yüksek protein içerikli yiyecekler en zengin glisin kaynaklarıdır,takviye olarak da mevcuttur.Glisin takviyesi kullananlar tarafından herhangi bir toksik etki rapor edilmemiştir.Bazı insanlar mide sorunlarına neden olduğunu bildirmişlerdir.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar,antispastik ilaç kullananlar bir uzmana danışmadan glisin kullanmamalıdırlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Aspartik Asit

Aspartik Asit

Aspartik asit ya da L-aspartat metabolizmayı kuvvetlendirmek,halsizlik ve depresyonu tadavi etmek için kullanılır.Asparjin,arjinin,lisin,metionin,treonin ve izolösin gibi amino asitlerin ve bazı biyokimyasalların sentezisırasında sitrik asit döngüsünde önemli rol oynar.

Hücresel enerji üretimindeki önemli rolü nedeniyle kronik halsizliğin tedavisinde kullanılır.Aspartik asit,nikotinamid adenin dinükleotid (NADH) koenzimini hücre içerisinden mitekondriye taşır.Bu molekülden mitekondride hücresel aktiviteler için gerekli olan hücre yakıtı diyebileceğimiz adenozin trifosfat (ATP) üretilir.

Hücrede ne kadar NADH varsa o kadar kimyasal yakıt,dolayısıyla gün boyu ihtiyacımız olan enerji üretilir.Bazı çalışmalar aspartik asitin dayanıklılığı artırdığını göstermiştir.

Aspartik asit sağlıklı RNA ve DNA yapımı için gerekli minerallerin hücreye taşınmasına yardım eder.İmmunoglobin ve antikor üretimini artırarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Aspartik asit beyindeki NADH konsatrasyonunu yükselterek,normal beyin fonksiyonları için gerekli nörotransmiter ve diğer kimyasalların üretimini artırır.

Hücrelerden beyin,karaciğer ve sinir sistemi için son derce tehlikeli amonyak gibi zehirli atıkların atılmasında görev alır.

Kaynakları:Aspartik asit vücut tarafından üretilebilen aminoasitlerdendir.Süt ve süt ürünleri,kırmızı ve bayaz et ve tatlandırıcılarda bulunur.Tatlandırıcılar aspartik asit ve diğer bir aminoasit olan fenilalaninden üretilir.

Protein açısından zayıf diyetle beslenen veya yeme bozuklukları olanlarda aspartik asit ve diğer amino asitlerin eksikliği oluşabilir.Bu durum halsizlik ve depresyona sebep olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

İnositol

Kolin gibi inositolde kolestrol seviyesini düşürmeye yardımcı olur.

Sağlıklı saçlar ve yağ metabolizması için gereklidir.Egzemanın

önlenmesinde faydalıdır.

İnositol B vitamin komplekslerinin bir parçasıdır.Beynin sağlıklı

gelişmesinde ve çalışmasında etkilidir.Kolinle birlikte yağların kalp

ve karaciğerden atılmasında görevlidir. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Kolin

B vitamini kompleksinin bir üyesi olan kolin yağ metabolizmasında etkili bir lipotropiktir.Karaciğerde fazla yağ depolanmasını önler.Karaciğer sağlığı için önemlidir.Alzheimer hastalığı ve hafıza sorunlarında faydalıdır.

Kolin eksikliği karaciğer hastalıklarına ve damar sertliğine neden olabilir.

Aslında kolin teknik olarak bir B vitamini değildir.Fakat diğer B vitaminleriyle, özellikle folik asit(B9) ve kobalaminle(B12)birlikte yağ metabolizmasında,kalp ve beyin sağlığında etkili olduğundan,B vitamini komplekslerinin içinde yer alır. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

B6 Vitamini – Piridoksin

Phyllis Balch’a göre B6 vitamini,vücutta diğer bütün besinlerden daha fazla fonksiyonda görev alıyor.

B6 vitamini ya da piridoksin,protein,karbonhidrat ve yağların enerjiye dönüştürülmesinde görev alır.

Bağışıklık ve sinir sistemlerinin sağlığı için önemlidir.Kolestrolün kalp kası etrafında toplanmasına neden olan homosisteini durdurarak kalp sağlığında rol oynar Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

B1 Vitamini – Tiamin

B1 vitamini yani tiamin,vücudun karbonhidratları enerjiye çevirmek için mutlaka alması gereken maddelerden biridir.

Tiamin vücutta tiamin pirofosfat(TPP) yapımında kullanılır.TPP olmadan besinler enerjiye dönüştürülemez. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Biyotin

Biyotin diğer B vitaminleriyle hücre sağlığını korur,yağ,protein ve karbonhidratları enerjiye dönüştürür.

Saç,cilt,ter bezleri,kemik iliği,sinir sistemi ve erkek üreme sistemi sağlığı için gereklidir.

Biotin ilk keşfedildiğinden beri çeşitli isimler aldı.Bilim adamları bir enzim mi yoksa vitamin mi olduğundan emin olamadıklarından isimlendirmekte zorlandılar. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

D Vitamini

D vitamini sağlıklı diş, kemik ve kıkırdak doku gelişimi için gereklidir.D vitamini ince bağırsakta kalsiyum ve fosfor emilimini artırarak diş ve kemiklerin sağlıklı olmasını sağlar.

D vitamini eksikliğinde çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkar.Yeterli D vitamini almayan çocuklar raşitizm riski altındadır. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather