Rozmarinik Asit

Rozmarinik Asit

Fitokimyasal: Rozmarinik Asit
Tanımı: Saf rozmarinik asit krem renkli bir tozdur.Polifenoller grubundandır.
 

Kaynakları:

Okumaya devam et
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Gallik Asit

Gallik Asit

Fitokimyasal: Gallik Asit
Tanımı: Saf gallik asit renksiz,kristal,organi bir tozdur.Serbest bir molekül ya da tanin molekülünün bir parçası olarak bulunur
Okumaya devam et
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Ferulik Asit

Ferulik Asit

Kimyasal: Ferulik Asit
Tanımı: Saf ferulik asit sarı bir tozdur.Hidroksisinnamik asit ailesine mensuptur.Kimyasal yapısı kurkumine benzer.
 

Kaynaklar:

Okumaya devam et
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Asetilsistein

N- Asetilsistein

N-asetilsistein sülfür tabanlı bir amino asit olup,bağışıklık sistemi için çok önemli bir antioksidan olan glutationun oluşumunda yer alır.

Sistein tırnaklar,deri ve saçlarda bulunan ana protein beta-keratinde bulunur.Kollagen üretiminde yer alır,cildin elastikiyetini sağlar.

N-asetilsistein kanser,ağır metal zehirlenmesi,sigara kaynaklı öksürük,bronşit,kalp hastalığı,kistik fibrozis,asetaminofen zehirlenmesi ve septik şokun önlemesi ve tedavisinde etkili olabilir.

Antioksidan etkisi sporun faydasını artırabilir.T4 lenfositlerinin üretimini uyardığından N-asetilsistein takviyesi AİDS tedavisinde denenmektedir.

Asetilsisteinin bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi,gribe karşı koruma sağlayabilir.Asetilsistein takviyesi grip virüslerine karşı en dayanıksız grup olan yaşlılar ve kronik rahatsızlıkları olanlar için faydalı olabilir.

Bazı çalışmalar asetilsisteinin akciğerleri sigaranın kanserojen etkilerinden,karaciğeri alkolün toksik etkilerinden koryabileceğini ve kanser ilaçlarının yan etkilerini azaltabileceğini gösteriyor.

Asetilsistein arsenik ve cıva zehirlenmelerine karşı da kullanılmaktadır.

Günlük tavsye edilen kullanım dozu yoktur,vücut tarafından üretilebilmektedir.Et,yumurta gibi yüksek protein içeren hayvansal gıdalarda,buğday,brokoli,sarmısak,soğan,kırmızı biberde bulunur.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Sistin

Sistin

Sistin sülfür içeren,sağlıklı cilt,saç,kemik ve bağ doku için gerekli bir amino asittir.

Vucutta doğal antioksitan olan glutationun üretiminde kullanılır.

Her bir sistin molekülü yine sülfür içeren ve sistine çok benzeyen 2 adet sistein molekülünden oluşur.Aslında sistin sisteinin daha kararlı halidir.Gerektiğinde iki molekül de birbirine dönüştürülebilmektedir.

Sistin glutationla beraber karaciğerden zehirli atıkların atılmasında görev alır.Hastanelerin acil servislerinde aşırı doz asetaminofenol zehirlenmelerini tedavi etmek için kullanılır.Beyni ve karaciğeri alkolle sigaranın oluşturduğu zehirlere karşı korur.

Tırnak,saç ve cilt dokularını oluşturan alfa-keratin proteinin yapısında bol miktarda sistin bulunur.

Sistein takviyeleri,kollagen dokunun oluşumunda rol alıp cildin esnekliğini artırdığından,piyasada anti-aging ilaç olarak sunulmaktadır.Sistein takviyeleri yanıkların ve yaraların iyileşmesini hızlandırabilir,eklem iltihabı olanlarda eklemlerin esnekliğini artırabilir.

Antioksitan glutationun üretimini artırdığından,serbest radikalllerin oksidatif etkilerinden dolayı oluşan durumlarda faydalı olabilir.Damar tıkanıklığı,kanser,amfizem,tüberkiloz ve bronşit tedavisinde yardımcı olabilir.Sisteinin solunum yollarındaki balgamın temizlenmesinde yardımcı olduğu biliniyor.

Kaynakları:Sistin vücut tarafından üretimi yapılan amino asitlerdendir.Yumurta,et,süt ve süt ürünleri ve tahıllar zengin sistin kaynaklarıdır.

Sistein vücutta sistinden daha kolay absorbe edilmektedir,bu yüzden takviye olarak daha çok sistein kullanılır.

Aşırı dozda sistin sistinosis denen bir rahatsızlığa neden olabilir.Sistinosis vücutta sistin kristallerinin oluşması ve kristallerin mesane ve böbrek taşlarına dönüşmesidir.

Bu yan etkinin sisteinle ilgisi yoktur.Vucutta sistein sistine dönüştürülür.Sistein takviyesi alınırken sisteinin zarar verecek miktarda sistine dönüştürülmesin önlemek için C vitaminiyle birlikte alınmalı ya da bol bol turunçgil meyvelerinden yenmelidir.

Sistin yeterli miktarda B6,B12 vitaminleri ve folik asit olmadan vücut tarafından kullanılamaz.Takviye alınırken bu vitaminlerden yeterli miktarda alınmasına özen gösterilmelidir.

B vitaminleri vücudun,sistein kullandıktan sonra oluşan homosistein adlı atık maddesini atması için de gereklidir.Homosistein kalphastalıklarına neden olan damar iltihaplarına sebep olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Orinitin

Ornitin

Sitrik asit döngüsü sırasında arjinin parçalanarak ornitin elde edilir.Kas kütlesinin artmasına ve yağ miktarının azalmasına yardım eder,özellikle arjinin ve carnitin amino asitleriyle birleştiğinde

Ornitin hücrelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamaya yardım eden sitrullin,prolin ve glutamik asit amino asitlerinin üretimi için gereklidir.

Araştırmalar ornitinin kasların gelişmesi ve bakımı için gerekli insülin ve büyüme hormonlarını artırdığını göstermiştir.

Ornitin yaşlanmanın doğal sonucu olan kas kaybını engellemeye yardımcı olabilir.

Vücut yaşlandıkça proteinlerin sentezinde ve kasların üretilmesinde eskisi kadar hızlı olamaz,kas miktarı azalmaya başlar.Ornitin büyüme hormonunun artmasına yardım ederek kas kaybını yavaşlatabilir.

Arjinin ve ornitin kasların gelişmesi ve korunmasında görevli olmakla beraber ornitin büyüme hormonu üretimini uyarmada arjininden 2 kat daha güçlüdür.

Ornitin toksik amonyağın karaciğerden atılmasına yardımcı olur.Bir çalışmada 2 hafta boyunca ornitin aspartat verilen grupta kan testinde ve karaciğer fonksiyonlarında plasebo verilen gruba nazaran belirgin iyileşmeler olmuştur.

Araştırmalar ornitinin doku hasarlarının onurulmasına da yardımcı olduğunu gösteriyor.10 gr ornitin alfa-ketoglutarat alanların hastanede kalma sürelerinin kısaldığı,ameliyat yaralarının,enfeksiyonların,yanıkların,kanser ve travmaların daha çabuk iyileştiği görülmüştür.

Ornitin vücut tarafından üretilen amino asitlerdendir.

Kaynakları:Kırmızı ve beyaz et,süt ve süt ürünleri,yumurta zengin ornitin kaynaklarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glisin

Glisin

Glisin vücutta üretilebilen amino asitlerden biridir.Kas dokusunun oluşturulmasında ve glukozun enerjiye dönüştürülmesinde görevlidir.Sağlıklı sinir ve sindirim sistemi için gereklidir.Son çalışmalar bazı kanser türlerine karşı antioksidanlarla beraber koruma sağladığını göstermiştir.
Glisin vücutta DNA ve RNA iplikçiklerinin yapımında kullanılır.Vücutta kas yapımında görevli olna kreatinin düzeyini yükselterek,kas yıkımını önler.

Glisin sadece kaslarda değil ciltte ve bağ dokularda da yüksek oranda bulunur.

Ciltte ve bağ dokularda bulunan kollagenin 3 te 1 i glisinden oluşur.

Glisin olmadan vücut hasarlı dokuları tamir edemez,cilt sıkılığını kaybeder,yaralar iyileşmez.

Glisin glukogenik amino asittir yani vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi glukozdan sağlamasına yardım eder.

Kan şeker düzeyini düzenlemeye yardımcı olur.Glisin takviyesi halsizlik,bitkinlik,kansızlık,kan şekeri düşüklüğü gibi sorunlarda faydalı olabilir.

Glisin sağlıklı bir sindirim sistemi için gereklidir.Yağların sindiriminde kullanılan safra asitinin sentezinin düzenlenmesine yardım eder.

Merkezi sinir sistemi için gereklidir.Son araştırmalar glisinin nöbetli hastalıklarda nöbetin başlamasını sağlayan,hiper aktivite ve manik depresyona neden olan nörotransmiterlerin engellenmesine yardımcı olduğunu göstermiştir.

Glisin gerektiğinde bir diğer amino asit olan serin nörotransmiterine dönüştürülebildiğinden şizofren tedavisinde etkili olabilir.

Tedaviye yanıt vermeyen şizofren hastaları üzerinde yapılan bir çalışmada,hastalara kullandıkları antipisikotik ilaçlara ilave olarak günlük 40-90 gr arası (vücut ağırlığının her bir kilogramı için 0.8 gr) glisin amino asiti verilmiş ve semptomların belirgin bir şekilde azaldığı görülmüş.Glisinin şizofren hastalığına etkileri üzerine yapılan araştırmalar devam ediyor.

Araştırmalar glisinin uyuma bozuklukları,şizofren,Parkinson,Huntington hastalıkları,jetleg ve sürmenaj nedeniyle hafıza kaybı yaşayanlarda hafızanın toparlanmasına yardım ettiğini göstermiştir.

Glisin üzerinde devam eden bazı araştırmalar glisinin kanserli hücrelerin gelişmesini engellemeye yardım ettiğini ve kanser tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde glisinin tümör hücrelerinin kan ihtiyaçlarını sağlayan anjiyogenez işlemini durdurarak tümör büyümesini engellediği görülmüştür.

Glisin prostat sağlığı için de önemlidir.Bir çalışma prostat bezi büyümesinin semptomlarını azalttığı görülmüştür.

Kaynakları:
Et,balık,fasulye,süt,peynir gibi yüksek protein içerikli yiyecekler en zengin glisin kaynaklarıdır,takviye olarak da mevcuttur.Glisin takviyesi kullananlar tarafından herhangi bir toksik etki rapor edilmemiştir.Bazı insanlar mide sorunlarına neden olduğunu bildirmişlerdir.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar,antispastik ilaç kullananlar bir uzmana danışmadan glisin kullanmamalıdırlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Arjinin

Arjinin

Arjinin ya da L-arjinin karaciğer,cilt,eklemler,kas sağlığı,bağışıklık sistemi,hormon üretimi,erkek doğurganlığı ve kan şekerinin dengelenmesi için gerekli bir amino asittir.

Ayrıca arjinin dolaşımı düzenleyerek iktidarsızlık ve kalp hastalıkları gibi sorunların tedavisinde etkilidir.

Arjinin yarı-gerekli yani bazen takviye olarak alınması gerekebilen bir amino asit olarak kabul edilmektedir.

YEni doğan bebekler kendi arjinilerini üretemezler,bebekliğin ilk bir kaç ayında gerekli amino asit kabul edilir.

Arjinin T hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Son çalışmalar arjinin,AİDS,kanser ve diğer zayıf bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalıkların tedavisinde kullanılması üzerine odaklanmıştır.

Arjinin karaciğerin amonyak gibi zehirli maddeleri vücuttan atmasında görev alır.Üre yapımı için gereklidir.

Arjininin büyük kısmı ciltte bulunur,bağ dokusunun özellikle kasların sağlığı için çok gereklidir.

Arjinin vücutta,enerji üretimi ve kas yapımı için gerekli bir protein olan kreatin ve kas metabolizmasında önemli bir kimyasal olan nitrojenin kullanılmasında rol alır.

Çalışmalar arjininin vücuttaki yağ miktarını azalttığını ve kilo vermeyi hızlandırdığını göstermiştir.

Aynı zamanda hasarlı dokuların tamirinde ve iyileşmesinde de etkilidir.Atletler ve eklem iltihabı rahatsızlığı olanlar için faydalı olabilir.

Arjinin çeşitli hormonların üretiminde yer alır.Pankreası insülin salgılaması için uyarır,hipofiz hormonu,vazopresin yapımında kullanılır,büyüme hormonunun üretimini düzenler.

Bazı araştırmacılara göre cinsel gelişimin gecikmesi arjinin yetersizliğiyle ilgilidir..

Kısırlık tedavisinde yardımcı olabileceği düşünülüyor.Normal bir erkeğin meni sıvısında bol miktarda arjinin vardır.Arjinin sperm hareketliliğini de artırır.

Arjinin damarların genişlemesini sağlayan nitrik asit kimyasalının üretimi için de gereklidir.

Çalışmalar arjininin anjin,damar tıkanıklığı,kalp damar hastalıkları,intermittan klodikasyon,kadın ve erkek iktidarsızlığı,migren gibi sorunların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Arjinin kaynakları:Vücut ihtiyacı olan arjinini ürettiğinden normal insanların takviye kullanmalarıne gerek yok.Keçiboynuzu,çukolata,hindistan cevizi,süt ve süt ürünleri,jelatin,et,yulaf,yer fıstığı,soya fasulyesi,ceviz,buğday ve buğday tohumu bol mktarda arjinin içerir.

Yanık tedavisi görenler,diyalize girenler,üre sorunları olanlar,kilo vermek,kas geliştirmek ya da bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler için arjinin takviyesi gerekli olabilir.Günde 2-3 gr arjinin takviyesi yeterlidir.Kalp damar tıkanıklıkları üzerinde arjininin etksini araştıran klinik deneylerde deneklere günde 15 grama kadar verilmiştir.

Uzun dönem kullanılması tavsiye edilmez.Cildi kalınlaştırabilir nitrojen dengesini bozabilir.

Böbrek ve karaciğer sorunları olanlar bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.

Lisin ilacının,NSAİD türü ilaçların,bazı diüretik ilaçların etkisini azaltabilir.

Şizofren hastaları,deri rahatsızlıkları olanlar olanlar kullanmamalıdır,durumu daha da kötüleştirebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

K Vitamini

K vitamini yağda çözünen bir vitamindir.İngilizcede pıhtılaşma anlamına gelen coagulation kelimesine (koagıleyşın okunur) atfen K vitamini denmiştir.

Kanın pıhtılaşmasında görevli protrombin gibi maddelerin üretimde gereklidir.Kemikleri ve kılcal damarları kuvvetlendirir. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

E Vitamini

E Vitamini(alfa tokoferol) önde gelen antioksidanlardandır.Solunum sorunlarını ve diyabetin vücuda,özellikle gözlere verdiği zararı azaltır.

İnterferon ve interleukin seviyelerini artırarak bağışıklık sisteminin hastalıklarla mücadele kabiliyetini kuvvetlendirir. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

D Vitamini

D vitamini sağlıklı diş, kemik ve kıkırdak doku gelişimi için gereklidir.D vitamini ince bağırsakta kalsiyum ve fosfor emilimini artırarak diş ve kemiklerin sağlıklı olmasını sağlar.

D vitamini eksikliğinde çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkar.Yeterli D vitamini almayan çocuklar raşitizm riski altındadır. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Sarmısak

sarimsak

Sarmısak(Allium sativum),kalp sağlığı için popüler bir bitkidir.Binlerce araştırma,sarmısağın vücut sağlığı üzerinde belirgin koruyucu etkileri olduğunu göstermiştir.Sarmısak kolestrol ve kan şekeri düzeyini düşürür.Kalp krizi riskini azaltır.Kan pıhtılaşmasını ve tümör oluşumunu engeller. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather