Sistin

Sistin

Sistin sülfür içeren,sağlıklı cilt,saç,kemik ve bağ doku için gerekli bir amino asittir.

Vucutta doğal antioksitan olan glutationun üretiminde kullanılır.

Her bir sistin molekülü yine sülfür içeren ve sistine çok benzeyen 2 adet sistein molekülünden oluşur.Aslında sistin sisteinin daha kararlı halidir.Gerektiğinde iki molekül de birbirine dönüştürülebilmektedir.

Sistin glutationla beraber karaciğerden zehirli atıkların atılmasında görev alır.Hastanelerin acil servislerinde aşırı doz asetaminofenol zehirlenmelerini tedavi etmek için kullanılır.Beyni ve karaciğeri alkolle sigaranın oluşturduğu zehirlere karşı korur.

Tırnak,saç ve cilt dokularını oluşturan alfa-keratin proteinin yapısında bol miktarda sistin bulunur.

Sistein takviyeleri,kollagen dokunun oluşumunda rol alıp cildin esnekliğini artırdığından,piyasada anti-aging ilaç olarak sunulmaktadır.Sistein takviyeleri yanıkların ve yaraların iyileşmesini hızlandırabilir,eklem iltihabı olanlarda eklemlerin esnekliğini artırabilir.

Antioksitan glutationun üretimini artırdığından,serbest radikalllerin oksidatif etkilerinden dolayı oluşan durumlarda faydalı olabilir.Damar tıkanıklığı,kanser,amfizem,tüberkiloz ve bronşit tedavisinde yardımcı olabilir.Sisteinin solunum yollarındaki balgamın temizlenmesinde yardımcı olduğu biliniyor.

Kaynakları:Sistin vücut tarafından üretimi yapılan amino asitlerdendir.Yumurta,et,süt ve süt ürünleri ve tahıllar zengin sistin kaynaklarıdır.

Sistein vücutta sistinden daha kolay absorbe edilmektedir,bu yüzden takviye olarak daha çok sistein kullanılır.

Aşırı dozda sistin sistinosis denen bir rahatsızlığa neden olabilir.Sistinosis vücutta sistin kristallerinin oluşması ve kristallerin mesane ve böbrek taşlarına dönüşmesidir.

Bu yan etkinin sisteinle ilgisi yoktur.Vucutta sistein sistine dönüştürülür.Sistein takviyesi alınırken sisteinin zarar verecek miktarda sistine dönüştürülmesin önlemek için C vitaminiyle birlikte alınmalı ya da bol bol turunçgil meyvelerinden yenmelidir.

Sistin yeterli miktarda B6,B12 vitaminleri ve folik asit olmadan vücut tarafından kullanılamaz.Takviye alınırken bu vitaminlerden yeterli miktarda alınmasına özen gösterilmelidir.

B vitaminleri vücudun,sistein kullandıktan sonra oluşan homosistein adlı atık maddesini atması için de gereklidir.Homosistein kalphastalıklarına neden olan damar iltihaplarına sebep olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Metionin

Metionin

Metionin yağların işlenmesinde ve yakılmasına yardım eden,vücutta üretilemeyen gerekli amino asitlerdendir.Vücudun doğal antioksidanı glutationun üretimi için gerekli olan sülfürü içerir.Ayrıca vücutta sülfür içeren,vücuttan toksinlerin atılması,sağlıklı dokuların oluşturulması ve kalp sağlığı için önemli diğer iki aminoasit, sistein ve taurinin üretimi için metionin gereklidir.

Metionin lipotropiktir yani karaciğerin yağları işlemesine yardım eder.

Diğer lipotropikler kolin,inositol ve betaindir.Lipotropikler vücuttan toksinlerin atılmasına,karaciğerde yağ toplanmasını engelleyerek karaciğerin düzgün çalışmasına yardım eder.

Karaciğerin toksinlerden arındırılmasında görevli glutation antioksidanının üretimi için gereklidir.

Metionin, kaslarda bulunan ve kaslara hareket etmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi sağlamada görevli,kısa ve yoğun antremanlarda atletik performansı artıran kreatinin üretiminde de yer alır.Kreatin bütün kaslar için gereklidir.Kalp kaslarının normal çalışması ve dolaşım sisteminin sağlığı için de gereklidir.

Cilt,tırnak ve bağ doku oluşumlarının 3 te 1 ini teşkil eden collagen üretimi için metionin gerekir.

Metionin iltihaplanmaya neden olan histamin maddesinin azaltılmasına yardım eder.

AİDS hastalarında metionin miktarının düşük olduğu tespit edilmiştir.

Araştırmalar metioninin pankreas iltihabı,idrar yolları enfeksiyonları ve Parkinson hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini gösteriyor.Yaban mersini bitkisinde olduğu gibi metionin bakterilerin idrar yollarının duvarlarına yapışmasını ve çoğalmasını önler.

Metionin vücutta üretilemediğinden diyet yoluyla alınması gereken amino asitlerdendir.

Kaynakları:Fasulye,yumurta,balık,sarmısak,mercimek,et,soğan,soya fasulyesi,çekirdekler ve yoğurtta bulunur.

Yetişkin bir insanın günlük metionin ihtiyacı 800-1000 miligram arasıdır.Aşırı doz metionin, folik asit,B6 ve B12 vitaminleri de yeteri kadar alınmazsa kalp hastalıklarıyla ilişkili homosistein maddesinin üretimini artırabilir.

Uzun süre günde 2 grama kadar metionin takviyesinin herhangi bir yan etkisi rapor edilmemiştir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Karnosin

Karnozin

Karnozin ya da L-karnozin vücutta doğal olarak üretilebilen yaklaşık 100 yıl önce keşfedilmiş bir amino asittir.Kuvvetli anti-aging özelliklere sahiptir.

Karnozin vücudu yaşlanmayla ilişkili 2 ana işlemden biri olan glikasyondan korur.Son çalışmalar,sağlıklı hücrelere zarar veren serbest radikal oluşumunda glikasyonun oksidasyonla beraber hareket ettiğini göstermiştir.Oksidasyon vücutta oksijenin oluşturduğu bir işlemken glikasyon şeker kullanımı sonucu oluşur.

Glikasyon işlemi,vücuttaki proteinlere saldırarak proteinleri ileri glikasyon son ürününe dönüştürür.

İleri glikasyon son ürünleri vücutta birleşerek dokulara zarar veren serbest radikalleri oluştururlar.Bu işlem cillte,gözlerde,sinir sisteminde dolaşım sisteminde ve hayati organlarda hasarlara neden olur.

Sonuçta kırışık bir cilt,beyin fonksiyonlarında zayıflama ve diğer yaşlılık belirtileri ortaya çıkar.

Glikasyonun zararlarını tersine çeviren bir madde bulunmamakla beraber,fareler üzerinde yapılan deneyler karnozin amino asitinin glikasyon sürecini yavaşlattığını göstermiştir.

Bu etkiyi insanlar üzerinde yapıp yapmayacağı kesin olmamakla beraber laboratuarda yapılan deneylerde karnozinin insan hücresinin ömrünü uzattığı görülmüştür.

Ömür uzatma üzerine çalışan araştırmacılar antioksidanların serbest radikallerin zararlarını engellediğini ve azalttığını ama glukozun neden olduğu glikasyon süreci üzerinde etkili olmadığını belirtiyor.Yaşlanmanın etkilerini azaltmak için antioksidanların,glikasyon sürecine karşı etkili karnozin amino asitiyle beraber kullanılması gerektiğini söylüyorlar.

Karnozin takviyesi hücre hasarlarını hücrenin,selat işlemi sonucu oluşan toksik metalleri dışarı atmasına yardım ederek de engeller.

Ön oksidatif mineraller olan bakır,çinko gibi metaller ve kurşun,cıva,nikel gibi ağır metallerin vücutta aşırı miktarda bulunmasının Alzheimer,otizm,Parkinson,bunama,ADHD ve şizofren gibi hastalıklarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir.karnozin takviyesi bu maddelerin vücutta toplanmasını engelleyerek bahsedilen hastalıkları önleyebilir.

Yaşlanmanın etkilerine karşı karnozin takviyesinde günlük doz 100-200 miligram arasıdır.Bu dozda herhangi bir yan etki rapor edilmemiştir.Günde 1 gramdan fazla kullanıldığında kas seğirmesi gibi yan etkiler olabilmektedir.
L-karnozin lokal olarak da kullanılabilir.karnozin içerikli cilt kremleri ve tonikleri ciltteki kırışıklıkların ve kalınlaşmaların tedavisine yardımcı olabilir.

Karnozinin bir formu olan n-asetilkarnozin göz damlası olarak mevcuttur.karnozinin bu formu midede absorbe edilmediğinden ağız yoluyla kullanılmaz.Göz damlası olarak kullanıldığında katarakta karşı etkilidir.Bazı durumlarda göz damlasının düzenli kullanılmasıyla katarakt tamamen ortadan kalkmıştır.

Karnozin yeni süper antioksidan olarak görülmektedir.Üzerindeki araştırmalar yeni olmasına rağmen sonuçlar ümit vaad ediyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Karnitin

Karnitin

Karnitin ya da L-karnitin vücut tarafından gerekli amino asitler lisin ve metioninden üretilir.

L-karnitin yağ asitlerinin enerjiye dönüştürülmek üzere mitekondriye taşınmasına yardım eder.Kalpde yüksek oranda karnitin bulunur çünki kalp kanı bütün vücuda pompalamak için ihtiyaç duyduğu enerjiyi yağ asitleri vasıtasıyla temin eder.

Çalışmalar kalp hastalarında L-karnitin takviyesinin kalbin daha etkin çalışmasına yardımcı olabildiğini göstermiştir.Bu deneylerde karnitin ilaçların yerine değil ilaçlarla beraber kullanılmıştır.

Araştırmacılar,karnitin takviyesinin kalp enfarktüsü,kalp anjini gibi kalbe yeteri miktarda kan gelememesinden kaynaklanan rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı olabileceğini göstermiştir.

Bazı çalışmalar L-karnitinin kanda trigliserit ve LDL (kötü kolestrol)seviyesini düşürdüğünü ve HDL (iyi kolestrol) seviyesini yükselttiğini göstermiştir.

L-karnitinin Alzheimer hastalığının,kronik halsizliğin,depresyonun semptomlarını azalttığını göstermiştir.

L-karnitinin hücresel enerji üretimini artırarak beyin fonksiyonlarını geliştirdiği için bu hatalıklar üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.

Karnitinin bir formu asetil L-karnitin,beyin fonksiyonlarının sağlığı özellikle hafıza için önemli bir nörotransmiter olan asetilkolinin üretimi için gereklidir.

Yaşlanmayla beraber asetil L-karnitin (ALC) seviyesi düştüğünden,ALC takviyesi almak hafızayı ve kuvvetlendirerek Alzheimer ve bunama gibi hastalıkların ilerlemesini yavaşlatabilir.

ALC takviyelerinin fosfatidilserinle birlikte alındığında daha etkili olduğu görülmüştür.

Farelerle yapılan deneyler,ALC takviyesinin enerji düşüklüğü,hafıza kayıpları gibi yaşlanma neticesi ortaya çıkan belirtileri engellediğini göstermiştir.Bu çalışmalarda ALC alfa-lipik asitle desteklendiğinde daha etkili olmuştur.

L-karnitinin atletik performansı ve dayanıklılığı artırır.L-karnitin sperm hücrelerinin daha aktif ve canlı olmasını sağlar.

Spermlerin üretilip depolandığı yer olan erbezlerinde L-karnitin konsantrasyonu yüksektir.Bir çalışmada 3-4 ay boyunca düzenli olarak günde 3 gr L-carnitin takviyesi alanlarda sperm hareketliliğinde artış olmuştur.Bu yüzden L-karnitin kısırlık tedavisinde etkili olabilir.

Kaynakları:Karnitin ilk defa ette keşfedilmiştir o yüzden adı Latince et anlamına gelen carnus kökünden gelir.Kırmızı ve beyaz et,süt ve süt ürünleri zengin protein kaynaklarıdır.Meyve,sebze ve tahıllarda nispeten daha az bulunur.Bu yüzden vejeteryanlar ve veganlar L-karnitin takviyesi almak isteyebilirler.Prematüre bebeklerde L-karnitin eksikliği görülebilir bu yüzden L-karnitinden zengin diyetle beslenmelidirler.

Bazı insanlar genetik nedenlerle L-karnitin emiliminde sorun yaşayabilirler.Sistemik ve kas karnitin eksikliği,kas ağrısı,kas zayıflığı,böbrek ve kalp fonksiyonlarında zayıflık gibi belirtiler gösteren genetik bebeklikte ve çocuklukta ortaya çıkan genetik rahatsızlıklardır.Bu tür hastalara karntin damardan verilir.

Kalp,beyin fonksiyonları için veya yaşlılık belritilerine karşı karnitin almak isteyenler için daha çok seçenek var.Asetil L-karnitin reçetesiz,gıda takviyesi olarak satılmaktadır.

L-karnitin takviyesi karnitin ihtiyacını karşıladığı gibi beyin fonksiyonları için çok önemli asetilkolin nörotransmiterinin üretimine de katkı sağlar.

Takviye olarak günlük dozu 0.5-2 gram arasıdır.

Aşırı dozda alındığında normal insanlarda L-karnitinin toksik olduğuna dair herhangi bir vaka rapor edilmemiştir.Hafif mide bulantısı,karın bölgesinde kramplar ve ishale neden olabilir.

Günde 3 gramdan fazla alındığında,vücutta balık kokusu gibi bir koku oluşabilir.Bazı Alzheimer hastalarında ajitasyonu artırdığı,nöbet geçiren hastalarda nöbet sıklığını artırdığı rapor edilmiştir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Histidin

Histidin

Histidin vücuttaki bütün dokuların gelişimi ve bakımı için gerekli bir amino asittir.Özellikle sinir hücrelerini bir yağ tabakası halinde saran ve sinir hücrelerinin birbirleriyle daha hızlı iletişim sağlamasında rol oynayan miyelin kılıfın yapımında görev alır.Zihinsel rahatsızlıkların ve cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisinde faydalı olabilir.

Zihinsel ve fiziksel sağlık için vücutta histedin miktarı dengeli olmalıdır.Anksiyete bozuklukları ve şizofren hastalarının vücutlarında yüksek düzeyde histidin tespit edilmiştir.Eklem iltihabında ve sinir hasarından kaynaklanan sağırlıkta da düşük düzeyde histidin tespit edilmiştir.

Histidin takviyesi almak eklem iltihabının tedavisinde yardımcı olabilir.

Histidin cinsel fonksiyonlar için önemlidir çünki histidin vücutta cinsel isteği uyaran bir kimyasal olan histamine dönüştürülür.Histamin bağışıklık sisteminin alerjik reaksiyonlarla savaşabilmesi ve mide sularının üretilmesi için de gereklidir.

Araştırmalar histidinin vücudu toksinlerden ve ağır metallerden temizlediğini,radyasyonun zararlarına karşı koruduğunu göstermiştir.

Histidin beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin üretiminde çok önemlidir.

Kaynakları:Diğer amino asitler gibi,et ve süt ürünleri,tahıllar,pirinç,buğday,çavdar zengin histidin kaynaklarıdır.

Merkezi sinir sistemi üzerinde ve histamin üretiminde önemli olduğundan manik depresyon hastaları uzmnan danışmadan histidin kullanmamalılar.Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar,herhangi bir amino asit takviyesi almak vücutta nitrojen dengesini bozabileceğinden uzmana danışmadan amino asit takviyesi kullanmamalılar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutamin

Glutamin

Glutamin kasların yapımı ve tamiri için gerekli bir amino asittir.Karaciğerden amonyak gibi zehirli atıkların atılmasında,sinir sisteminin sağlığının korunmasında görevlidir.

Glutamin,kırmızı kan hücreleri ve gliadan oluşan ve beyni kandaki toksinler,bakteriler ve virüslerden koruyan koruyucu bariyer, kan-beyin bariyerini kolayca geçer.

Glutamin beyinde beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışmasında görevli glutamik asite dönüştürülür ayrıca nörotransmiter gamma-aminobutirik asitin (GABA) seviyesini artırır.

L-glutamin takviyesi,zihin kapasitesini artırır,sara,depresyon,şizofren ve bunaklık tedavisinde kullanılır.

Glutamin sinir sistemi için önemli bir enerji kaynağıdır.Eğer beyin yeteri kadar glukoz almıyorsa enerji açığını glutamin metabolizmasını artırarak kapatır.

Glutamin kullananlar daha enerjik olduklarını,ruhsal durumlarının daha iyi olduğunu ve daha az halsizlik hissettkilerini rapor ediyorlar.

Glutamin vücutta asit ve alkalin seviyesini dengeleyerek sindirim yollarının daha sağlıklı olmasına yardımcı olur.

Glutamin ince bağırsaklardaki hücreler tarafından kolayca emildiğinden sindirim sorunları nedeniyle besinlerin absorbsiyonunda sorun yaşayanlar için faydalıdır.

Bazı sağlık uzmanları glutamin takviyesinin bağırsak iltihabı hastalarına faydalı olacağını düşünüyor.

Glutamin karaciğerden toksin madde amonyağın atılmasına yardımcı olur.Karaciğerde bulunana fazla nitrojen amonyağa dönüşeceğine glutamik asite bağlanarak glutamine dönüşür.

Glutamin karaciğeri alkolün ve aşırı doz asetaminofenin etkilerinden korur.

Glutamin nitrojenin vücudun diğer bölümlerine özellikle kaslara taşınmasına yardımcı olur.

Nitrojen seviyesini ayarlayıp,kaslarda glikojen ihtiyacını ikmal ederek yoğun egzersiz esnasında kasların yıkılmasını önler.

Profesyonel vücut geliştirmeciler kas kütlesini korumak ve artırmak için glutamin kullanır.

Glutamin kanda ve kas dokularında en bol bulunan amino asittir.Kas dokusundaki amino asitlerin % 60 ını glutamin oluşturur.

Glutamin kasların yapımında ve tamirinde görevli olduğundan glutamin takviyesi, diyet uygulayanlar,vücut geliştirenler,uzun süre yatak istirahati gerektiren hastalıkları olanlar için faydalı olabilir.

Glutamin vücutta normal hücre bölünmesini destekler bu yüzden DNA,RNA,bağışıklık sisteminin parçası olan timosit,lenfosit ve makrofaj yapımında önemlidir.

Yeterli glutamin olmazsa bağışıklık sistemi düzgün çalışamaz.Bu yüzden,bağışıklık sisteminin düzgün çalışmaması nedeniyle ortaya çıkan eklem iltihabı,kronik halsizlik,skleroderma(derinin kalınlaşması),AİDS gibi rahatsızlıklarda yardımcı olabilir.

Ameliyat yaralarının ve diğer yaraların iyileşme sürecinde faydalı olabilir.Vücut stres altındayken enerji sağlamak için kaslarda bulunan glutationun neredeyse 3 te 1 ini kullandığından kasların yıkılmasını önlemek için takviye almak gerekebilir.

Kaynakları:Glutamin bir çok besinde bulunur ancak pişirme işlemiyle kolyaca yok olabilir.Eğer çiğ yenirse ıspanak ve maydanoz zengin glutamin kaynaklarıdır.

Kapsül veya toz formunda takviyeleri mevcuttur.Amino asit haplarının içinde yer alır.

Karaciğer ve böbrek problemi olanlar,Reye sndromu hastaları be kanda amonyak birikmesine nedenolacak hastalığı olanlar glutamin takviyesi kullanmamalılar,bu hastalıkları şiddetlendirebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutamik Asit

Glutamik Asit

Glutamik asit ya da glutamat merkezi sinir sisteminde heyecan duygularıyla ilgili sinir hücrelerinin haberleşmesinde görev alan bir nörotransmiterdir.

Heyecan duygularıyla ilgili beyin ve omurilikte bulunan ana nörotransmiterdir.

Glutamin ya da gamma-aminobutirik asitten (GABA) üretilir.

Glutamik asit şeker ve yağ metabolizmasında önemlidir.Bel kemiği sıvısına potasyum taşınmasına ve kan-beyin bariyerinin geçilmesine yardımcı olur.

Kan-beyin bariyerini glutamin kadar kolay geçemez.Glutamik asit kanda yüksek oranda bulunmasına rağmen beyine küçük miktarlarda geçebilir.Beyin glutamik asiti yakıt olarak kullanabilir.

Glutamik asit kişilik bozuklukları ve çocuklarda görülen davranış bozukluklarının tedavisinde yardımcı olur.Sara,zihinsel sorunlar,kas gelişim bozuklukları,hipoglisemik koma,diyabette insülin tedavisi komplikasyonlarında kullanılır.

Tuzlarından biri monosodyum glutamat olduğundan bu maddeye alerjisi olanlarca kullanılmamalıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glisin

Glisin

Glisin vücutta üretilebilen amino asitlerden biridir.Kas dokusunun oluşturulmasında ve glukozun enerjiye dönüştürülmesinde görevlidir.Sağlıklı sinir ve sindirim sistemi için gereklidir.Son çalışmalar bazı kanser türlerine karşı antioksidanlarla beraber koruma sağladığını göstermiştir.
Glisin vücutta DNA ve RNA iplikçiklerinin yapımında kullanılır.Vücutta kas yapımında görevli olna kreatinin düzeyini yükselterek,kas yıkımını önler.

Glisin sadece kaslarda değil ciltte ve bağ dokularda da yüksek oranda bulunur.

Ciltte ve bağ dokularda bulunan kollagenin 3 te 1 i glisinden oluşur.

Glisin olmadan vücut hasarlı dokuları tamir edemez,cilt sıkılığını kaybeder,yaralar iyileşmez.

Glisin glukogenik amino asittir yani vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi glukozdan sağlamasına yardım eder.

Kan şeker düzeyini düzenlemeye yardımcı olur.Glisin takviyesi halsizlik,bitkinlik,kansızlık,kan şekeri düşüklüğü gibi sorunlarda faydalı olabilir.

Glisin sağlıklı bir sindirim sistemi için gereklidir.Yağların sindiriminde kullanılan safra asitinin sentezinin düzenlenmesine yardım eder.

Merkezi sinir sistemi için gereklidir.Son araştırmalar glisinin nöbetli hastalıklarda nöbetin başlamasını sağlayan,hiper aktivite ve manik depresyona neden olan nörotransmiterlerin engellenmesine yardımcı olduğunu göstermiştir.

Glisin gerektiğinde bir diğer amino asit olan serin nörotransmiterine dönüştürülebildiğinden şizofren tedavisinde etkili olabilir.

Tedaviye yanıt vermeyen şizofren hastaları üzerinde yapılan bir çalışmada,hastalara kullandıkları antipisikotik ilaçlara ilave olarak günlük 40-90 gr arası (vücut ağırlığının her bir kilogramı için 0.8 gr) glisin amino asiti verilmiş ve semptomların belirgin bir şekilde azaldığı görülmüş.Glisinin şizofren hastalığına etkileri üzerine yapılan araştırmalar devam ediyor.

Araştırmalar glisinin uyuma bozuklukları,şizofren,Parkinson,Huntington hastalıkları,jetleg ve sürmenaj nedeniyle hafıza kaybı yaşayanlarda hafızanın toparlanmasına yardım ettiğini göstermiştir.

Glisin üzerinde devam eden bazı araştırmalar glisinin kanserli hücrelerin gelişmesini engellemeye yardım ettiğini ve kanser tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde glisinin tümör hücrelerinin kan ihtiyaçlarını sağlayan anjiyogenez işlemini durdurarak tümör büyümesini engellediği görülmüştür.

Glisin prostat sağlığı için de önemlidir.Bir çalışma prostat bezi büyümesinin semptomlarını azalttığı görülmüştür.

Kaynakları:
Et,balık,fasulye,süt,peynir gibi yüksek protein içerikli yiyecekler en zengin glisin kaynaklarıdır,takviye olarak da mevcuttur.Glisin takviyesi kullananlar tarafından herhangi bir toksik etki rapor edilmemiştir.Bazı insanlar mide sorunlarına neden olduğunu bildirmişlerdir.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar,antispastik ilaç kullananlar bir uzmana danışmadan glisin kullanmamalıdırlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

GABA

GABA

(Gamma-aminobutirik asit)

Gamma-aminobutrik asit vücutta doğal olarak üretilebilen bir amino asittir.Merkezi sinir sisteminde stresle ilgili mesajların alıcılara ulaşmasını engelleyerek beyin fonksiyonlarının normal olarak çalışmasına yardımcı olur.

GABA anksiyete,stres,cinsel isteksizlik ve hiper tansiyon tedavisinde kullanılabilir.Vücutta diğer bir amino asit olan glutamik asitten üretilir.

GABA vücutta sakinleştirici etki yapar.

GABA stresle ilgili mesajların alıcılara ulaşmasını engellediğinden beyindeki motor hücrelerinin aşırı uyarılmasıyla ilişkili sara ve dikkat eksikliği gibi sorunlarda yardımcı olabilir.

Araştırmalar alkol yoksunluğu duygusunu hafiflettiğinden alkolizmin tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

GABA nın cinsellik hormonlarını dengeleyici özelliği vardır.Prostat bezi büyümesi rahatsızlığı olanlar GABA dan faydalanabilirler.

Bazı çalışmalar GABA nın kas kütlesinde artış ve yağ miktarında azalma sağlayan büyüme hormonunu artırdığını göstermiştir.

GABA nın günlük dozu 3-5 gr arasıdır.Yüksek dozlarda GABA,tam ters etki yapıp anksiyeteye neden olabilir nöbetli hastalıklarda nöbete neden olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather