Glutation

Glutation

Sistein,glutamik ve glisin amino asitlerinin birleşimiyle oluşan sülfür içeren bir amino asittir.

Glutation vücutta en bol bulunan doğal antioksidandır.Gözleri korur,bağışıklık sistemini güçlendirir,karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde rol oynar,damar tıkanıklığına neden olan serbest radikallerle savaşır.

Glutation vücudumuzun bütün organlarında özellikle akciğer,karaciğer ve sindirim sisteminde bulunur.Vücut en fazla glutationu karaciğerde üretir,depolar ve toksinleri safrayla vücuttan atmak için kullanır.

Karaciğer aynı zamanda akyuvar ve alyuvarlara glutation göndererek bağışıklık sistemini güçlendirir.

Glutation yaşlanmayı geciktirici etkiye sahiptir.Yaşlılıkla beraber glutation seviyesi düşer.Vücuttaki miktarının az olması vücudu serbest radikalllere karşı daha zayıf kılar.

Glutation eksikliği sinir sisteminde harabiyete neden olur.Denge ve koordinasyon bozuklukları,zihinsel sorunlar ve titremeler meydana gelir.

Şiddetli bir grip,ağır yaralanmalar,zehirli maddelere maruz kalmak glutation eksikliğine neden olabilir.Çünki bu durumlarda vücut hastalıklara karşı daha çok glutation harcar.

Sebze ve meyveleri pişirmek glutationun büyük kısmının yok olmasına neden olacağından,bu sebze ve meyveleri çiğ tüketmek daha faydalıdır.

Et,yumurta,buğday ve tahıl gibi glutamin açısından zengin gıda maddeleriyle beslenmek karaciğerin daha çok glutation üretmesini sağlar.

Glutation gıda takviyesi olarak hap şeklinde satılmaktadır.Fakat vücudun hap yoluyla alınan glutationu ne kadar absorbe ettiği hakkında soru işaretleri vardır.Eğer glutationu gıda takviyesi olarak alacaksanız absorbsiyonu artırmak için yemeklerle beraber alın.

Okumaya devam et

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Tirosin

Tirosin

Tirosin vücutta üretilen, sinir sisteminde görevli bir amino asittir.Metabolizmayı hızlandırır ve kronik halsizliğin tedavisine yardım eder.

Tirosin vücudumuzda iştahı düzenlemek,ağrı ve stresle mücadele etmek için gerekli beyin kimyasallarının üretiminde görevlidir.

Tiroid,hipofiz ve adrenal bezlerinin normal çalışması için gereklidir.Düşük tirosin seviyesi hipotriodizme,düşük kan basıncına,kronik halsizliğe ve yavaş metabolizmaya neden olabilir.

Çevresel uyaranları algılamamızı ve bunlarla ilişkilerimizi kontrol eden üç nörotransmiter,epinefrin,norepinefrin ve dopaminin üretimi için fenilalanin ve tirosin amino asitleri gerekir.

Yeterli fenilalanin olmadan vücut gerektiği kadar tirosin üretemez.Yeterli tirosin olmadan da vücut fenilalanini metabolize edemez.İki amino asitten herhangi birinin eksikliği anksiyete,depresyon,düşük libido ve kronik halsizlik gibi sorunlara neden olabilir.

Tirosin takviyeleri özellikle 5-HTP (5-hidroksi-triptofan) ile birlikte alındığında depresyon tedavisinde etkili olmaktadır.Tirosin takvyesi alerji,baş ağrısı,Parkinson hastalığının tedavisinde de kullanılır.
Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar,MAO inhibitörlerinden kullananlar tirosin takviyesi almamalı ve tirosin içeren yiyeceklerden uzak durmalı tirosin bu hastalıkların şiddetini artırabilir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Taurin

Taurin

Taurin sülfür (kükürt) içeren vücutta metionin ve sistein amino asitlerinden üretilen bir amino asittir.Sinir sistemi,kas,beyin ve kalp sağlığı için gereklidir.

Taurin beynin ve kalbin düzgün çalışması için çok önemli üç mineralin,potasyum,magnezyum, ve sodyumun taşınmasında görev alır.
Nörotransmiterlerin üretimi ve beynin korunmasında rol alır.

Bazı çalışmalar L-taurin takviyesi almanın kalp kaslarını kuvvetlendirdiğini,kan basıncını düzenlediğini,kalp hastalıklarından koruduğunu ve aritmiyi engellediğini göstermiştir.

Taurin eksikliğinin nitrik oksit seviyesinde düşmeye,bunun da kaslara kan akışının azalmasına neden olduğu tespit edilmiş.

Taurin yağ metabolizması ve safra için de önemlidir.Yağda çözünen vitaminlerin absorbsiyonu çin gereklidir.Kolestrol düzeyini ayarlar.

Antioksidan özelliklere sahiptir.Gözleri güneş ışığnın neden olduğu zararlardan korur,bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Sara,kalp,diyabet,alkolizm,kistik fibrozis ve Alzheimer hastalıklarında fayda sağlayabilir.

Kaynakları:Et,balık,süt,yumurta zengin taurin kaynaklarıdır.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Asetilsistein

N- Asetilsistein

N-asetilsistein sülfür tabanlı bir amino asit olup,bağışıklık sistemi için çok önemli bir antioksidan olan glutationun oluşumunda yer alır.

Sistein tırnaklar,deri ve saçlarda bulunan ana protein beta-keratinde bulunur.Kollagen üretiminde yer alır,cildin elastikiyetini sağlar.

N-asetilsistein kanser,ağır metal zehirlenmesi,sigara kaynaklı öksürük,bronşit,kalp hastalığı,kistik fibrozis,asetaminofen zehirlenmesi ve septik şokun önlemesi ve tedavisinde etkili olabilir.

Antioksidan etkisi sporun faydasını artırabilir.T4 lenfositlerinin üretimini uyardığından N-asetilsistein takviyesi AİDS tedavisinde denenmektedir.

Asetilsisteinin bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi,gribe karşı koruma sağlayabilir.Asetilsistein takviyesi grip virüslerine karşı en dayanıksız grup olan yaşlılar ve kronik rahatsızlıkları olanlar için faydalı olabilir.

Bazı çalışmalar asetilsisteinin akciğerleri sigaranın kanserojen etkilerinden,karaciğeri alkolün toksik etkilerinden koryabileceğini ve kanser ilaçlarının yan etkilerini azaltabileceğini gösteriyor.

Asetilsistein arsenik ve cıva zehirlenmelerine karşı da kullanılmaktadır.

Günlük tavsye edilen kullanım dozu yoktur,vücut tarafından üretilebilmektedir.Et,yumurta gibi yüksek protein içeren hayvansal gıdalarda,buğday,brokoli,sarmısak,soğan,kırmızı biberde bulunur.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Fenilalanin

Fenilalanin

Fenilalanin vücut tarafından üretilmeyen amino asitlerden olduğu için besinlerle alınması gerekir.Fenilalanin merkezi sinir sisteminin normal çalışması için gereklidir.

Depresyon,kronik ağrı ve merkezi sinir sisteminin düzgün çalışmamasından kaynaklanan diğer hastalıkların tedavisinde etkilidir.

Kan beyin bariyerini geçebildiği için özellikle beyin hastalıklarının tedavisinde etkilidir.

Kan beyin bariyeri kırmızı kan hücreleri ve glia dan oluşan ve beyni toksin maddelerden,bakteri ve virüslerden koruyan bir kalkandır.

Sadece bu bariyeri geçebilen kimyasallar beyin üzerinde etkili olabilir.Fenilalanin vücutta tirosine dönüştürülerek bütün duygusal algılarımız ve tepkilerimizin yönetiminde görevli nörotransmiterler olan epinefrin,dopamin ve norepinefrinin üretiminde kullanılır.

Fenilalanin takviyesi daha mutlu,daha uyanık olmaya daha az acıkmaya yardımcı olur.Hafıza ve konsantrasyonu artırır.

Kaynakları:Bitkisel ve hayvansal protein kaynaklarında bulunur.
Son araştırmalar fenilalaninin melatonin üretiminde görevli olduğundan,ciltte beyaz lekeler oluşmasıyla ortaya çıkan vitiligo hastalığının tedavisinde yardım edebileceğini gösteriyor.

Bu araştırmada hastalara günde 50-100 mg arası fenilalanin ağız yoluyla verilmiş ve % 10 oranında fenilalanin içeren kremler hastalıklı bölgelere sürülmüş.Araştırma sonucunda fenilalaninin vitiligo üzerinde % 83 oranında iyileşme sağladığı görülmüş.

Fenilalaninin L-fenilalanin,D-fenilalanin,DL-fenilalanin olmak üzere üç formu var,L-fenilalanin ruhsal durum,iştah ve zihinsel fonksiyonlar üzerinde etkili,D-fenilalanin ağrılar üzerinde,DL-fenilalanin iki türünde özelliklerini taşıyor.

Eklem iltihabı,obezite,şiddetli adet sancısı ve depresyon sorunları olanlara faydalı olabilir.

Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar fenilalanin takviyesi kullanmamalılar hatta bu aminoasiti içeren gıdalardan fazla tüketmemeliler hastalığın şiddetini artırabilir.

Fenilalanin antidepresanlarla özellikle monoamin oksidaz inhibitörleriyle beraber kullanılmamalıdır. Ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Aşırı dozda fenilalanin sinir hasarlarına sebebiyet verebilir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Metionin

Metionin

Metionin yağların işlenmesinde ve yakılmasına yardım eden,vücutta üretilemeyen gerekli amino asitlerdendir.Vücudun doğal antioksidanı glutationun üretimi için gerekli olan sülfürü içerir.Ayrıca vücutta sülfür içeren,vücuttan toksinlerin atılması,sağlıklı dokuların oluşturulması ve kalp sağlığı için önemli diğer iki aminoasit, sistein ve taurinin üretimi için metionin gereklidir.

Metionin lipotropiktir yani karaciğerin yağları işlemesine yardım eder.

Diğer lipotropikler kolin,inositol ve betaindir.Lipotropikler vücuttan toksinlerin atılmasına,karaciğerde yağ toplanmasını engelleyerek karaciğerin düzgün çalışmasına yardım eder.

Karaciğerin toksinlerden arındırılmasında görevli glutation antioksidanının üretimi için gereklidir.

Metionin, kaslarda bulunan ve kaslara hareket etmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi sağlamada görevli,kısa ve yoğun antremanlarda atletik performansı artıran kreatinin üretiminde de yer alır.Kreatin bütün kaslar için gereklidir.Kalp kaslarının normal çalışması ve dolaşım sisteminin sağlığı için de gereklidir.

Cilt,tırnak ve bağ doku oluşumlarının 3 te 1 ini teşkil eden collagen üretimi için metionin gerekir.

Metionin iltihaplanmaya neden olan histamin maddesinin azaltılmasına yardım eder.

AİDS hastalarında metionin miktarının düşük olduğu tespit edilmiştir.

Araştırmalar metioninin pankreas iltihabı,idrar yolları enfeksiyonları ve Parkinson hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini gösteriyor.Yaban mersini bitkisinde olduğu gibi metionin bakterilerin idrar yollarının duvarlarına yapışmasını ve çoğalmasını önler.

Metionin vücutta üretilemediğinden diyet yoluyla alınması gereken amino asitlerdendir.

Kaynakları:Fasulye,yumurta,balık,sarmısak,mercimek,et,soğan,soya fasulyesi,çekirdekler ve yoğurtta bulunur.

Yetişkin bir insanın günlük metionin ihtiyacı 800-1000 miligram arasıdır.Aşırı doz metionin, folik asit,B6 ve B12 vitaminleri de yeteri kadar alınmazsa kalp hastalıklarıyla ilişkili homosistein maddesinin üretimini artırabilir.

Uzun süre günde 2 grama kadar metionin takviyesinin herhangi bir yan etkisi rapor edilmemiştir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutation

Glutation

Sistein,glutamik ve glisin amino asitlerinin birleşimiyle oluşan sülfür içeren bir amino asittir.

Glutation vücutta en bol bulunan doğal antioksidandır.Gözleri korur,bağışıklık sistemini güçlendirir,karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde rol oynar,damar tıkanıklığına neden olan serbest radikallerle savaşır.

Glutation vücudumuzun bütün organlarında özellikle akciğer,karaciğer ve sindirim sisteminde bulunur.Vücut en fazla glutationu karaciğerde üretir,depolar ve toksinleri safrayla vücuttan atmak için kullanır.

Karaciğer aynı zamanda akyuvar ve alyuvarlara glutation göndererek bağışıklık sistemini güçlendirir.

Glutation yaşlanmayı geciktirici etkiye sahiptir.Yaşlılıkla beraber glutation seviyesi düşer.Vücuttaki miktarının az olması vücudu serbest radikalllere karşı daha zayıf kılar.

Glutation eksikliği sinir sisteminde harabiyete neden olur.Denge ve koordinasyon bozuklukları,zihinsel sorunlar ve titremeler meydana gelir.

Şiddetli bir grip,ağır yaralanmalar,zehirli maddelere maruz kalmak glutation eksikliğine neden olabilir.Çünki bu durumlarda vücut hastalıklara karşı daha çok glutation harcar.

Sebze ve meyveleri pişirmek glutationun büyük kısmının yok olmasına neden olacağından,bu sebze ve meyveleri çiğ tüketmek daha faydalıdır.

Et,yumurta,buğday ve tahıl gibi glutamin açısından zengin gıda maddeleriyle beslenmek karaciğerin daha çok glutation üretmesini sağlar.

Glutation gıda takviyesi olarak hap şeklinde satılmaktadır.Fakat vücudun hap yoluyla alınan glutationu ne kadar absorbe ettiği hakkında soru işaretleri vardır.Eğer glutationu gıda takviyesi olarak alacaksanız absorbsiyonu artırmak için yemeklerle beraber alın.

Kaynakları:Glutation neredeyse bütün sebze ve meyvelerde bulunur.Kuşkonmaz,avokado,kavun,greyfurt,bamya,portakal,şeftali,

patates,ıspanak,çilek,domates,karpuz ve kabak glutation kaynaklarıdır.Brokoli,lahana,Brüksel lahanası,karnabahar,kıvırcık ve maydanoz gibi sebzeler glutation içermekle kalmaz aynı zamanda glutationun vücuttaki üretimini de artırırlar.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Arjinin

Arjinin

Arjinin ya da L-arjinin karaciğer,cilt,eklemler,kas sağlığı,bağışıklık sistemi,hormon üretimi,erkek doğurganlığı ve kan şekerinin dengelenmesi için gerekli bir amino asittir.

Ayrıca arjinin dolaşımı düzenleyerek iktidarsızlık ve kalp hastalıkları gibi sorunların tedavisinde etkilidir.

Arjinin yarı-gerekli yani bazen takviye olarak alınması gerekebilen bir amino asit olarak kabul edilmektedir.

YEni doğan bebekler kendi arjinilerini üretemezler,bebekliğin ilk bir kaç ayında gerekli amino asit kabul edilir.

Arjinin T hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Son çalışmalar arjinin,AİDS,kanser ve diğer zayıf bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalıkların tedavisinde kullanılması üzerine odaklanmıştır.

Arjinin karaciğerin amonyak gibi zehirli maddeleri vücuttan atmasında görev alır.Üre yapımı için gereklidir.

Arjininin büyük kısmı ciltte bulunur,bağ dokusunun özellikle kasların sağlığı için çok gereklidir.

Arjinin vücutta,enerji üretimi ve kas yapımı için gerekli bir protein olan kreatin ve kas metabolizmasında önemli bir kimyasal olan nitrojenin kullanılmasında rol alır.

Çalışmalar arjininin vücuttaki yağ miktarını azalttığını ve kilo vermeyi hızlandırdığını göstermiştir.

Aynı zamanda hasarlı dokuların tamirinde ve iyileşmesinde de etkilidir.Atletler ve eklem iltihabı rahatsızlığı olanlar için faydalı olabilir.

Arjinin çeşitli hormonların üretiminde yer alır.Pankreası insülin salgılaması için uyarır,hipofiz hormonu,vazopresin yapımında kullanılır,büyüme hormonunun üretimini düzenler.

Bazı araştırmacılara göre cinsel gelişimin gecikmesi arjinin yetersizliğiyle ilgilidir..

Kısırlık tedavisinde yardımcı olabileceği düşünülüyor.Normal bir erkeğin meni sıvısında bol miktarda arjinin vardır.Arjinin sperm hareketliliğini de artırır.

Arjinin damarların genişlemesini sağlayan nitrik asit kimyasalının üretimi için de gereklidir.

Çalışmalar arjininin anjin,damar tıkanıklığı,kalp damar hastalıkları,intermittan klodikasyon,kadın ve erkek iktidarsızlığı,migren gibi sorunların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Arjinin kaynakları:Vücut ihtiyacı olan arjinini ürettiğinden normal insanların takviye kullanmalarıne gerek yok.Keçiboynuzu,çukolata,hindistan cevizi,süt ve süt ürünleri,jelatin,et,yulaf,yer fıstığı,soya fasulyesi,ceviz,buğday ve buğday tohumu bol mktarda arjinin içerir.

Yanık tedavisi görenler,diyalize girenler,üre sorunları olanlar,kilo vermek,kas geliştirmek ya da bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler için arjinin takviyesi gerekli olabilir.Günde 2-3 gr arjinin takviyesi yeterlidir.Kalp damar tıkanıklıkları üzerinde arjininin etksini araştıran klinik deneylerde deneklere günde 15 grama kadar verilmiştir.

Uzun dönem kullanılması tavsiye edilmez.Cildi kalınlaştırabilir nitrojen dengesini bozabilir.

Böbrek ve karaciğer sorunları olanlar bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.

Lisin ilacının,NSAİD türü ilaçların,bazı diüretik ilaçların etkisini azaltabilir.

Şizofren hastaları,deri rahatsızlıkları olanlar olanlar kullanmamalıdır,durumu daha da kötüleştirebilir.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Alanin

Alanin

Alanin ya da L-alanin vücutta basit şeker glukozun enerjiye çevrilmesinde,karaciğerden zehirli maddelerin atılmasında rol oynar.

Alanin yoğun egzersiz esnasında vücudun kaslardaki proteini enerjiye dönüştürmesini engelleyerek,hücrelerin zarar görmekten korur.

Alanin döngüsü denilen bir dizi kimyasal işlem vasıtasıyla,vücutta nitrojen ve glukoz dengesini sağlamakla görevlidir.

Alanin döngüsü esnasında hücrelerde ya da dokularda bulunan fazla amino asitler,glukozun parçalanmasıyla oluşturulan piruvat adlı alıcı moleküllere gönderilir.Piruvat alanine dönüştürülür ve karaciğere gönderilir.

Karaciğer alaninden nitrojeni ayırır ve bir kısmını ileride glukoz üretmek için tekrar piruvata dönüştürür.Fazla nitrojen üreye dönüştürülüp idrarla dışarı atılır.

Glukoz-piruvat-alanin-piruvat-glukoz döngüsü ile hücre sağlığı çin gerekli enerji sağlanmış olur.

Alanin,glukoz seviyesi ve enerji üretimi açısından anahtar role sahiptir.Epstein-Barr virüsü ve kronik halsizlik yüksek alanin ile düşük tirosin ve fenilalanin seviyeleriyle ilişkilidir.

Alanin kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olabilir.İnsüline bağlı şeker hastalarında oral yolla L-alanin alımının geceleri kan şekeri düşmesini etkili biçimde engellediği görülmüştür.

Alanin gerekli bir amino asit değildir yani dışardan takviyesine lüzum olmadan vücut tarafından üretilebilmektedir.

Fakat bütün amino asitler eğer vücut tarafından üretimini engelleyen bir durum varsa gerekli amino asit olabilirler.

Diyetlerinde protein miktarı az olanlar,yeme bozuklukları olanlar,karaciğer rahatsızlıkları,diyabet veya üre döngü bozukluklarına sebep olan genetik özellikler alanin takviyesi alınmasını gerektirebilir.

Düşük kan şekeri,diyabet,hepatit rahatsızlıklarında alanin seviyesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.Fakat alanin azlığının bu hastalıkların sebebi mi yoksa sonucu mu olduğu konusunda henüz bir netlik yok.

Vücudun B vitaminlerini özellikle B5 ve B6 vitaminlerini kullanabilmesi için alanine ihtiyacı vardır.

Prostat bezindeki sıvı alanin içerdiğinden,bu amino asitin iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir.

Bir çalışmada prostat hastalarına 2 hafta boyunca 780 mg alanin,glisin ve glutamik asit,sonraki 2 hafta boyunca aynı amino asitlerden 390 mg verilmiş ve belirgin iyileşme kaydedilmiştir.

Alanin kaynakları kırmızı ve bayaz et,yumurta,süt ve süt ürünleridir.Avokado gibi proteince zengin meyvelerde de bulunur.

Piyasada alanin takviyeleri de mevcuttur.Yalnız takviye kullanırken dikkat edilmelidir.Amino asit fazlalığı vücuttaki nitrojen dengesini bozabilir,bu da karaciğer ve böbreklerde rahatsızlık oluşturabilir.Bir uzmana danışmadan kullanılmamalıdır.

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather