Silimarin

Silimarin

Fitokimyasal: Silimarin
Tanımı: Silimarin yabani enginardan elde edilen polifenolik bir flavonoiddir.Üç fitokimyasaldan oluşur:silybin,silidianin ve silicristin.Silibin silimarini oluşturan en etkili fitokimyasaldır.

Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Genistein

Genistein

Fitokimyasal: Genistein
Tanımı: Genistein flavonoidler grubuna ait bir izoflavon.Grubun bir diğer üyesi daidzein gibi bir fitoöstrojen.
 

Kaynakları:

Okumaya devam et
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Daidzein

Daidzein

Kimyasal: Daidzein
Tanımı: Daidzein isoflavonlar ailesine ait olup tipik C6-C3-C6 yapısına sahiptir.İsoflovanlar östrojenik etkiye sahip olduklarından fitoöstrojenler olarak da adlandırılırlar.Genistein ve glisitein de bu gruba aittir.Daidzein soya fasulyesinde genisteinden sonra en çok bulunan izoflovandır.

Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Kuersetin

Kuersetin

Fitokimyasal: Kuersetin
Tanımı: Kuersetin bitkilerdeki en bol flavonoiddir.Flavonoid ailesine mensup kuersetin 3 halka ve 5 hidroksil grubundan oluşur.Kuersetin aynı zamanda diğer flavonoidlerin yapı taşıdır.Kuersetin yiyeceklerde glukozla birleşmiş olarak bulunur.Alınan kuersetinin ancak küçük bir bölümü kana karışır.

Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Valin

Valin

Valin dallı zincirli amino asittir.Dallı zincirli amino asitler grubundaki izolosin ve lösin amino asitleriyle beraber büyüme,dokuların tamiri,kan şekerini düzenleme ve vücuda enerji sağlama fonksiyonlarında görev alır.

Valin merkezi sinir sisteminin düzgün çalışması için önemlidir.

Yoğun antreman esnasında valin vucudun enerji ihtiyacını glikozdan karşılamasına yardım ederek enerji için kasların kullanılmasını yani kasların yakılmasını önler.

Valin karaciğerden fazla nitrojenin atılmasına ve gerektiğinde nitrojenin diğer dokulara taşınmasına yardım eder.

 

Valin,karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisine yardım eder.

Valin,beyin hastalıklarının,alkolden kaynaklanan beyin hasarlarının tedavisinde yardımcı olabilir.

Valin vücutta üretilmediğinden gıda yoluyla alınmalıdır.

Kaynakları:Et,süt ve süt ürünleri,mantar,yer fıstığı ve soya ürünlerinde bulunur.Genelde valin ihtiyacı günlük diyetle karşılanır.

Akçaağaç balı idrar hastalığında lösin,izolosin ve valin amino asitleri metabolize edilemez.Bu hastalığa bu ismin verilmesinin nedeni hastaların idrarının akçaağaç balı gibi kokmasıdır.

Valin eksikliği sinirleri kaplayan miyelin dokuyu etkileyebilir ve sinirsel problemler ortaya çıkabilir.

Düşük proteinli diyetle beslenenler valin takviyesi almayı düşünebilirler.Valin diğer dallı zincirli amino asitler izolosin ve lösinle beraber alınmalıdır.2 gr lösin ve valin 1 gr izolösinle birlikte alınmalıdır.

Aşırı dozda valin takviyesi cilt problemlerine ve halüsünasyonlara neden olabilir.KAraciğere rahatsızlık verebilir,amonyak miktarını artırabilir.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar bir uzmana danışmadan valin kullanmamalılar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Tirosin

Tirosin

Tirosin vücutta üretilen, sinir sisteminde görevli bir amino asittir.Metabolizmayı hızlandırır ve kronik halsizliğin tedavisine yardım eder.

Tirosin vücudumuzda iştahı düzenlemek,ağrı ve stresle mücadele etmek için gerekli beyin kimyasallarının üretiminde görevlidir.

Tiroid,hipofiz ve adrenal bezlerinin normal çalışması için gereklidir.Düşük tirosin seviyesi hipotriodizme,düşük kan basıncına,kronik halsizliğe ve yavaş metabolizmaya neden olabilir.

Çevresel uyaranları algılamamızı ve bunlarla ilişkilerimizi kontrol eden üç nörotransmiter,epinefrin,norepinefrin ve dopaminin üretimi için fenilalanin ve tirosin amino asitleri gerekir.

Yeterli fenilalanin olmadan vücut gerektiği kadar tirosin üretemez.Yeterli tirosin olmadan da vücut fenilalanini metabolize edemez.İki amino asitten herhangi birinin eksikliği anksiyete,depresyon,düşük libido ve kronik halsizlik gibi sorunlara neden olabilir.

Tirosin takviyeleri özellikle 5-HTP (5-hidroksi-triptofan) ile birlikte alındığında depresyon tedavisinde etkili olmaktadır.Tirosin takvyesi alerji,baş ağrısı,Parkinson hastalığının tedavisinde de kullanılır.
Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar,MAO inhibitörlerinden kullananlar tirosin takviyesi almamalı ve tirosin içeren yiyeceklerden uzak durmalı tirosin bu hastalıkların şiddetini artırabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Tireonin

Tireonin

Treonin vücutta protein dengesini sağlayarak normal büyümeye yadım eder.Kalp,karaciğer,merkezi sinir sistemi ve bağışıklık sisteminin sağlığı için önemlidir.

Tireonin collagenielastin ve kas dokularının yapımı için gerekli olan iki amino asit glisin ve serinin üretiminde kullanılır.

Tireonin bağ doku ve kasların sağlam ve esnek olmasında görev alır.

Güçlü kemikler ve diş minesi oluşumuna,yaraların iyileşmesine yardım eder.

Tireonin aspartik asit ve metionin amino asitleriyle beraber karaciğere yağların ve yağ asitlerinin sindiriminde yardım eder.

Vücutta yeterli trionin olmazsa yağlar karaciğerde birikir ve karaciğer rahatsızlıklarına neden olur.

Tireonin antijenlerin üretiminde yer alarak bağışıklık sistemini destekler.Merkezi sinir sisteminde bol miktarda bulunduğundan depresyon tedavisinde yardımcı olabilir.

Sinir ve kas fonksiyonlarını etkileyen hastalıklarda tireoninin faydası dokunabilir.Tireonin merkezi sinir sisteminde glisin seviyesini artırır.

Araştırmalar MS hastalığında semptomların trionin takviyesiyle azaltılabildiğini göstermiştir.1992 yılında yapılan bir çalışma günde 7.5 gr tireonin alan hastalarda spastisitenin azaldığı görülmüştür.

Tireonin vücutta üretilemediğinden diyet yoluyla alınması gerekir.

Kaynakları:Süt ve süt ürünleri,et,tahıllar,mantar ve yapraklı sebzeler zengin tireonin kaynaklarıdır.Normal beslenenlerde tireonin eksikliği görülmez.

Tireonin daha çok ette bulunduğundan vejeteryan ve veganlar takviye almayı düşünebilirler.

Tireonin eksikliğinde duygusal ajitasyon,sndirim sorunları,karaciğerde yağ birikmesi gibi sonuçlar açığa çıkabilir.

Günlük doz 103-500 miligram arasıdır.Aşırı dozda üre miktarını artırır,karaciğere zarar verir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Taurin

Taurin

Taurin sülfür (kükürt) içeren vücutta metionin ve sistein amino asitlerinden üretilen bir amino asittir.Sinir sistemi,kas,beyin ve kalp sağlığı için gereklidir.

Taurin beynin ve kalbin düzgün çalışması için çok önemli üç mineralin,potasyum,magnezyum, ve sodyumun taşınmasında görev alır.
Nörotransmiterlerin üretimi ve beynin korunmasında rol alır.

Bazı çalışmalar L-taurin takviyesi almanın kalp kaslarını kuvvetlendirdiğini,kan basıncını düzenlediğini,kalp hastalıklarından koruduğunu ve aritmiyi engellediğini göstermiştir.

Taurin eksikliğinin nitrik oksit seviyesinde düşmeye,bunun da kaslara kan akışının azalmasına neden olduğu tespit edilmiş.

Taurin yağ metabolizması ve safra için de önemlidir.Yağda çözünen vitaminlerin absorbsiyonu çin gereklidir.Kolestrol düzeyini ayarlar.

Antioksidan özelliklere sahiptir.Gözleri güneş ışığnın neden olduğu zararlardan korur,bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Sara,kalp,diyabet,alkolizm,kistik fibrozis ve Alzheimer hastalıklarında fayda sağlayabilir.

Kaynakları:Et,balık,süt,yumurta zengin taurin kaynaklarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Serin

Serin

Serin vücutta glisin amino asitinden üretilir.Zihinsel ve fiziksel sağlık üzerinde etkilidir.Serin özellikle beynin ve merkezi sinir sisteminin düzgün çalışmasında etkilidir.

Vücuttaki bütün hücrelerin yapımında kullanılan fosfolipitlerin üretiminde yer alır.DNA ve RNA fonksiyonlarında,yağ metabolizmasında,kas yapımında,bağışıklık sisteminin sağlıklı olmasında görev alır.

Beyini oluşturan proteinler,sinir hücrelerini koruyan ve daha hızlı iletişimlerini sağlayan miyelin kılıf serin içerir.Serin olmazsa miyelin kılıf görevini tam yapamaz bu da beyinde sorunlara neden olur.

Serin triptofan üretiminde kullanılır.Triptofan da ruhsal durumumuzla ilgili serotonin nörotransmiterinin üretiminde kullanılır.Serotonin ve triptofan eksikliğinde depresyon,uykusuzluk,kronik halsizlik, ve anksiyete açığa çıkar.

Serin bağışıklık sisteminin silahları olan immunoglobin ve antijen üretiminde kullanılır.

Kalp kasları da dahil vücuttaki bütün kasların düzgün çalışması için gerekli kreatin amino asitinin emiliminde görev alır.

Serinin vücutta düzgün bir şekilde üretilebilmesi için B3,B6 ve B9 vitaminlerinin yeteri kadar alınması gerekir.

Kaynakları:Et,soya ürünleri,süt ve süt ürünleri,buğday,yer fıstığı zengin serin kaynaklarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Asetilsistein

N- Asetilsistein

N-asetilsistein sülfür tabanlı bir amino asit olup,bağışıklık sistemi için çok önemli bir antioksidan olan glutationun oluşumunda yer alır.

Sistein tırnaklar,deri ve saçlarda bulunan ana protein beta-keratinde bulunur.Kollagen üretiminde yer alır,cildin elastikiyetini sağlar.

N-asetilsistein kanser,ağır metal zehirlenmesi,sigara kaynaklı öksürük,bronşit,kalp hastalığı,kistik fibrozis,asetaminofen zehirlenmesi ve septik şokun önlemesi ve tedavisinde etkili olabilir.

Antioksidan etkisi sporun faydasını artırabilir.T4 lenfositlerinin üretimini uyardığından N-asetilsistein takviyesi AİDS tedavisinde denenmektedir.

Asetilsisteinin bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi,gribe karşı koruma sağlayabilir.Asetilsistein takviyesi grip virüslerine karşı en dayanıksız grup olan yaşlılar ve kronik rahatsızlıkları olanlar için faydalı olabilir.

Bazı çalışmalar asetilsisteinin akciğerleri sigaranın kanserojen etkilerinden,karaciğeri alkolün toksik etkilerinden koryabileceğini ve kanser ilaçlarının yan etkilerini azaltabileceğini gösteriyor.

Asetilsistein arsenik ve cıva zehirlenmelerine karşı da kullanılmaktadır.

Günlük tavsye edilen kullanım dozu yoktur,vücut tarafından üretilebilmektedir.Et,yumurta gibi yüksek protein içeren hayvansal gıdalarda,buğday,brokoli,sarmısak,soğan,kırmızı biberde bulunur.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Sistin

Sistin

Sistin sülfür içeren,sağlıklı cilt,saç,kemik ve bağ doku için gerekli bir amino asittir.

Vucutta doğal antioksitan olan glutationun üretiminde kullanılır.

Her bir sistin molekülü yine sülfür içeren ve sistine çok benzeyen 2 adet sistein molekülünden oluşur.Aslında sistin sisteinin daha kararlı halidir.Gerektiğinde iki molekül de birbirine dönüştürülebilmektedir.

Sistin glutationla beraber karaciğerden zehirli atıkların atılmasında görev alır.Hastanelerin acil servislerinde aşırı doz asetaminofenol zehirlenmelerini tedavi etmek için kullanılır.Beyni ve karaciğeri alkolle sigaranın oluşturduğu zehirlere karşı korur.

Tırnak,saç ve cilt dokularını oluşturan alfa-keratin proteinin yapısında bol miktarda sistin bulunur.

Sistein takviyeleri,kollagen dokunun oluşumunda rol alıp cildin esnekliğini artırdığından,piyasada anti-aging ilaç olarak sunulmaktadır.Sistein takviyeleri yanıkların ve yaraların iyileşmesini hızlandırabilir,eklem iltihabı olanlarda eklemlerin esnekliğini artırabilir.

Antioksitan glutationun üretimini artırdığından,serbest radikalllerin oksidatif etkilerinden dolayı oluşan durumlarda faydalı olabilir.Damar tıkanıklığı,kanser,amfizem,tüberkiloz ve bronşit tedavisinde yardımcı olabilir.Sisteinin solunum yollarındaki balgamın temizlenmesinde yardımcı olduğu biliniyor.

Kaynakları:Sistin vücut tarafından üretimi yapılan amino asitlerdendir.Yumurta,et,süt ve süt ürünleri ve tahıllar zengin sistin kaynaklarıdır.

Sistein vücutta sistinden daha kolay absorbe edilmektedir,bu yüzden takviye olarak daha çok sistein kullanılır.

Aşırı dozda sistin sistinosis denen bir rahatsızlığa neden olabilir.Sistinosis vücutta sistin kristallerinin oluşması ve kristallerin mesane ve böbrek taşlarına dönüşmesidir.

Bu yan etkinin sisteinle ilgisi yoktur.Vucutta sistein sistine dönüştürülür.Sistein takviyesi alınırken sisteinin zarar verecek miktarda sistine dönüştürülmesin önlemek için C vitaminiyle birlikte alınmalı ya da bol bol turunçgil meyvelerinden yenmelidir.

Sistin yeterli miktarda B6,B12 vitaminleri ve folik asit olmadan vücut tarafından kullanılamaz.Takviye alınırken bu vitaminlerden yeterli miktarda alınmasına özen gösterilmelidir.

B vitaminleri vücudun,sistein kullandıktan sonra oluşan homosistein adlı atık maddesini atması için de gereklidir.Homosistein kalphastalıklarına neden olan damar iltihaplarına sebep olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Prolin

Prolin

Prolin kollagen ve kıkırdak dokunun üretimi için gerekli olan bir amino asittir.Kas ve eklemlerin esnek olması içn gerekldir.

Ultraviyole ışınlardan ve yaşlanmadan kaynaklanan kırışıklıkların ve sarkmaların önlenmesine yardımcı olur.

Vücudun proteinleri sentezleyip sağlıklı hücreler oluşturmasında görevlidir.Sağlıklı cilt ve bağ doku üretimi ve tamiri için mutlaka gereklidir özellikle travmatik yaralanmalarda.

Prolin protein sentezinde görevli diğer bir amino asit olan lisinle beraber kollagen dokuyu oluşturan hidroksiprolin ve hidroksilisin aminoasitlerinin yapımında kullanılırlar.

Kollagen kıkırdağın iyileşmesine yardımcı olur eklemleri ve omurgayı destekler.

Prolin takviyesi kemik iltihabı,kronik sırt ağrısı ve yumuşak doku hasarlarında faydalı olabilir.

Vücutta kas dokusunun bakımı için prolin gereklidir.Uzun mesafe koşucularında ve uzun süreli antreman yapanlarda prolin seviyesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.

Prolin vücutta glutamik asitten üretilir.Sağlıklı beslenenlerde prolin eksikliği çok nadir görülür.

Travmatik yaraların iyileşmesinde,yanıklarda prolin takviyesi faydalı olabilir.

Zayıf kollagen ve kıkırdak dokuları olanlar prolin takviyesi almak isteyebilirler.

Kaynakları:Et,süt ve süt ürünleri,yumurta en iyi prolin kaynaklarıdır.Vejeteryanlar,veganlar veya düşük proteinli diyetle beslenenlerin takviye alması gerekebilir.

Tavsiye edilen dozaj günlük 500 mg ile 1000 mg arasıdır.C vitamini ile birlikte alınmalıdır.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar prolin ve diğer amino asit takviyelerini bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.Herhangi bir amino asiti gereğinden fazla almak sitrik asit döngüsünün dengesini bozabilir ve karaciğerle böbreğin toksinleri atmalarını zorlaştırabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Fenilalanin

Fenilalanin

Fenilalanin vücut tarafından üretilmeyen amino asitlerden olduğu için besinlerle alınması gerekir.Fenilalanin merkezi sinir sisteminin normal çalışması için gereklidir.

Depresyon,kronik ağrı ve merkezi sinir sisteminin düzgün çalışmamasından kaynaklanan diğer hastalıkların tedavisinde etkilidir.

Kan beyin bariyerini geçebildiği için özellikle beyin hastalıklarının tedavisinde etkilidir.

Kan beyin bariyeri kırmızı kan hücreleri ve glia dan oluşan ve beyni toksin maddelerden,bakteri ve virüslerden koruyan bir kalkandır.

Sadece bu bariyeri geçebilen kimyasallar beyin üzerinde etkili olabilir.Fenilalanin vücutta tirosine dönüştürülerek bütün duygusal algılarımız ve tepkilerimizin yönetiminde görevli nörotransmiterler olan epinefrin,dopamin ve norepinefrinin üretiminde kullanılır.

Fenilalanin takviyesi daha mutlu,daha uyanık olmaya daha az acıkmaya yardımcı olur.Hafıza ve konsantrasyonu artırır.

Kaynakları:Bitkisel ve hayvansal protein kaynaklarında bulunur.
Son araştırmalar fenilalaninin melatonin üretiminde görevli olduğundan,ciltte beyaz lekeler oluşmasıyla ortaya çıkan vitiligo hastalığının tedavisinde yardım edebileceğini gösteriyor.

Bu araştırmada hastalara günde 50-100 mg arası fenilalanin ağız yoluyla verilmiş ve % 10 oranında fenilalanin içeren kremler hastalıklı bölgelere sürülmüş.Araştırma sonucunda fenilalaninin vitiligo üzerinde % 83 oranında iyileşme sağladığı görülmüş.

Fenilalaninin L-fenilalanin,D-fenilalanin,DL-fenilalanin olmak üzere üç formu var,L-fenilalanin ruhsal durum,iştah ve zihinsel fonksiyonlar üzerinde etkili,D-fenilalanin ağrılar üzerinde,DL-fenilalanin iki türünde özelliklerini taşıyor.

Eklem iltihabı,obezite,şiddetli adet sancısı ve depresyon sorunları olanlara faydalı olabilir.

Yüksek tansiyonu ve migreni olanlar fenilalanin takviyesi kullanmamalılar hatta bu aminoasiti içeren gıdalardan fazla tüketmemeliler hastalığın şiddetini artırabilir.

Fenilalanin antidepresanlarla özellikle monoamin oksidaz inhibitörleriyle beraber kullanılmamalıdır. Ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Aşırı dozda fenilalanin sinir hasarlarına sebebiyet verebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Orinitin

Ornitin

Sitrik asit döngüsü sırasında arjinin parçalanarak ornitin elde edilir.Kas kütlesinin artmasına ve yağ miktarının azalmasına yardım eder,özellikle arjinin ve carnitin amino asitleriyle birleştiğinde

Ornitin hücrelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamaya yardım eden sitrullin,prolin ve glutamik asit amino asitlerinin üretimi için gereklidir.

Araştırmalar ornitinin kasların gelişmesi ve bakımı için gerekli insülin ve büyüme hormonlarını artırdığını göstermiştir.

Ornitin yaşlanmanın doğal sonucu olan kas kaybını engellemeye yardımcı olabilir.

Vücut yaşlandıkça proteinlerin sentezinde ve kasların üretilmesinde eskisi kadar hızlı olamaz,kas miktarı azalmaya başlar.Ornitin büyüme hormonunun artmasına yardım ederek kas kaybını yavaşlatabilir.

Arjinin ve ornitin kasların gelişmesi ve korunmasında görevli olmakla beraber ornitin büyüme hormonu üretimini uyarmada arjininden 2 kat daha güçlüdür.

Ornitin toksik amonyağın karaciğerden atılmasına yardımcı olur.Bir çalışmada 2 hafta boyunca ornitin aspartat verilen grupta kan testinde ve karaciğer fonksiyonlarında plasebo verilen gruba nazaran belirgin iyileşmeler olmuştur.

Araştırmalar ornitinin doku hasarlarının onurulmasına da yardımcı olduğunu gösteriyor.10 gr ornitin alfa-ketoglutarat alanların hastanede kalma sürelerinin kısaldığı,ameliyat yaralarının,enfeksiyonların,yanıkların,kanser ve travmaların daha çabuk iyileştiği görülmüştür.

Ornitin vücut tarafından üretilen amino asitlerdendir.

Kaynakları:Kırmızı ve beyaz et,süt ve süt ürünleri,yumurta zengin ornitin kaynaklarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Metionin

Metionin

Metionin yağların işlenmesinde ve yakılmasına yardım eden,vücutta üretilemeyen gerekli amino asitlerdendir.Vücudun doğal antioksidanı glutationun üretimi için gerekli olan sülfürü içerir.Ayrıca vücutta sülfür içeren,vücuttan toksinlerin atılması,sağlıklı dokuların oluşturulması ve kalp sağlığı için önemli diğer iki aminoasit, sistein ve taurinin üretimi için metionin gereklidir.

Metionin lipotropiktir yani karaciğerin yağları işlemesine yardım eder.

Diğer lipotropikler kolin,inositol ve betaindir.Lipotropikler vücuttan toksinlerin atılmasına,karaciğerde yağ toplanmasını engelleyerek karaciğerin düzgün çalışmasına yardım eder.

Karaciğerin toksinlerden arındırılmasında görevli glutation antioksidanının üretimi için gereklidir.

Metionin, kaslarda bulunan ve kaslara hareket etmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi sağlamada görevli,kısa ve yoğun antremanlarda atletik performansı artıran kreatinin üretiminde de yer alır.Kreatin bütün kaslar için gereklidir.Kalp kaslarının normal çalışması ve dolaşım sisteminin sağlığı için de gereklidir.

Cilt,tırnak ve bağ doku oluşumlarının 3 te 1 ini teşkil eden collagen üretimi için metionin gerekir.

Metionin iltihaplanmaya neden olan histamin maddesinin azaltılmasına yardım eder.

AİDS hastalarında metionin miktarının düşük olduğu tespit edilmiştir.

Araştırmalar metioninin pankreas iltihabı,idrar yolları enfeksiyonları ve Parkinson hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini gösteriyor.Yaban mersini bitkisinde olduğu gibi metionin bakterilerin idrar yollarının duvarlarına yapışmasını ve çoğalmasını önler.

Metionin vücutta üretilemediğinden diyet yoluyla alınması gereken amino asitlerdendir.

Kaynakları:Fasulye,yumurta,balık,sarmısak,mercimek,et,soğan,soya fasulyesi,çekirdekler ve yoğurtta bulunur.

Yetişkin bir insanın günlük metionin ihtiyacı 800-1000 miligram arasıdır.Aşırı doz metionin, folik asit,B6 ve B12 vitaminleri de yeteri kadar alınmazsa kalp hastalıklarıyla ilişkili homosistein maddesinin üretimini artırabilir.

Uzun süre günde 2 grama kadar metionin takviyesinin herhangi bir yan etkisi rapor edilmemiştir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Lisin

Lisin

Lisin antiviral özellikleri ile bilinen gerekli bir amino asittir.Hormon üretimi için gereklidir.Çocuk ve yetişkinlerde kemiklerin büyümesi ve bakımı için gereklidir.

Antijenlerin üretiminde kullanıldığı için bağışıklık sisteminin sağlıklı ve güçlü olması için gereklidir.

Lisin uçuk oluşumunu engeller.Çalışmalar C vitamini ve flavonoidlerle beraber lisin alımının uçuk oluşumunu engellediğini göstermiştir.

Lisin kollagen ve kas dokusunun yapımında rol aldığından yaraların ve spor sakatlanmalarının iyileşmesini hızlandırır.

Lisin vücutta üretilmeyen gerekli bir aminoasittir bu yüzden gıda yoluyla alınması gerekir.

Kaynakları:Peynir,yumurta,balık,fasulye,süt,patates,kırmızı et,soya ürünleri zengin lisin kaynaklarıdır.

Bir çok insan günlük diyetlerinden gerekli lisini alır fakat yetersiz beslenme ve protein açısından zayıf diyetle beslenenlerde lisin eksikliği görülmüştür.

Lisin eksikliği gözlerde kanlanmaya,saç kaybına,konsantrasyon bozukluğuna,aşırı alınganlığa,halsizliğe,iştahsızlığa,büyüme bozukluklarına ve kilo kayıplarına neden olabilmektedir.

Uçuk rahatsızlığı olan insanlar lisin takviyesinden fayda görebilirler.

Günde 10 gramdan fazla alındığında mide kramplarına ve ishale neden olabilir.Yüksek dozlarda (10-30 gram arası gentamisin,neomisin,streptomisin gibi aminoglikozit antibiyotiklerin toksin etkisini artırabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Lösin

Lösin

Lösin izolosin ve valin amino asitleriyle beraber kasların tamirinde,kan şekerinin düzenlenmesinde ve enerji üretiminde görevlidir.Büyüme hormonunun üretimini artırır,vücudun en derin katmanlarında bulunan,diyet ve egzersizle yakılması çok zor olan,iç organlardaki yağların yakılmasına yardım eder.

Lösin,izolosin ve valin dallı zincirli amino asitlerdir ve üçü birlikte egzersizden sonra kasların tamirinde görev alırlar.

Lösin kas kaybını önlemede izolosin ve valinden daha etkilidir çünki daha çabuk parçalanıp glukoza dönüştürülür.

Lösinin dönüştürülmesiyle artan glikoz miktarı yoğun egzersiz esnasında gereken enerjiyi karşılar böylece vücudun enerji içinkendi kaslarını yakması önlenir.

Lösin,travmatik yaralanmalardan ve ağır ameliyatlar sonrası nekahet döneminden sonra cilt,kemik ve kasların iyileşmesine yardımcı olur.

Kolayca glikoza dönüştürüldüğünden,lösin,kan şekerini ayarlamayayardımcı olur.Lösin eksikliğinde hipoglisemideki (düşük kan şekeri) belirtilere benzer baş ağrısı,baş dönmesi,halsizlik,depresyon gibi belirtiler görülür.

Kaynakları:Pirinç,fasulye,et,tohumlar,soya fasulyesi,buğday zengin lösin kaynaklarıdır.Lösin vücut tarafından üretilemeyen yani gerekli bir amino asittir.Etkili olabilmesi için izolosin ve valin amino asitiyle beraber alınmalıdır.Ölçü 2 gr lösin ve valin 1 gr izolosin şeklinde olmalı.

Aşırı dozda lösin,deri iltihabı,ishal ve zihinsel sorunlar gibi belirtileri olan pellagra hastalığına (niasin eksikliği) neden olur.Karaciğer ve böbrek sorunu olanlar bir uzmana danışmadan izolösin kullanmamalılar hastalığı kötüleştirebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Karnosin

Karnozin

Karnozin ya da L-karnozin vücutta doğal olarak üretilebilen yaklaşık 100 yıl önce keşfedilmiş bir amino asittir.Kuvvetli anti-aging özelliklere sahiptir.

Karnozin vücudu yaşlanmayla ilişkili 2 ana işlemden biri olan glikasyondan korur.Son çalışmalar,sağlıklı hücrelere zarar veren serbest radikal oluşumunda glikasyonun oksidasyonla beraber hareket ettiğini göstermiştir.Oksidasyon vücutta oksijenin oluşturduğu bir işlemken glikasyon şeker kullanımı sonucu oluşur.

Glikasyon işlemi,vücuttaki proteinlere saldırarak proteinleri ileri glikasyon son ürününe dönüştürür.

İleri glikasyon son ürünleri vücutta birleşerek dokulara zarar veren serbest radikalleri oluştururlar.Bu işlem cillte,gözlerde,sinir sisteminde dolaşım sisteminde ve hayati organlarda hasarlara neden olur.

Sonuçta kırışık bir cilt,beyin fonksiyonlarında zayıflama ve diğer yaşlılık belirtileri ortaya çıkar.

Glikasyonun zararlarını tersine çeviren bir madde bulunmamakla beraber,fareler üzerinde yapılan deneyler karnozin amino asitinin glikasyon sürecini yavaşlattığını göstermiştir.

Bu etkiyi insanlar üzerinde yapıp yapmayacağı kesin olmamakla beraber laboratuarda yapılan deneylerde karnozinin insan hücresinin ömrünü uzattığı görülmüştür.

Ömür uzatma üzerine çalışan araştırmacılar antioksidanların serbest radikallerin zararlarını engellediğini ve azalttığını ama glukozun neden olduğu glikasyon süreci üzerinde etkili olmadığını belirtiyor.Yaşlanmanın etkilerini azaltmak için antioksidanların,glikasyon sürecine karşı etkili karnozin amino asitiyle beraber kullanılması gerektiğini söylüyorlar.

Karnozin takviyesi hücre hasarlarını hücrenin,selat işlemi sonucu oluşan toksik metalleri dışarı atmasına yardım ederek de engeller.

Ön oksidatif mineraller olan bakır,çinko gibi metaller ve kurşun,cıva,nikel gibi ağır metallerin vücutta aşırı miktarda bulunmasının Alzheimer,otizm,Parkinson,bunama,ADHD ve şizofren gibi hastalıklarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir.karnozin takviyesi bu maddelerin vücutta toplanmasını engelleyerek bahsedilen hastalıkları önleyebilir.

Yaşlanmanın etkilerine karşı karnozin takviyesinde günlük doz 100-200 miligram arasıdır.Bu dozda herhangi bir yan etki rapor edilmemiştir.Günde 1 gramdan fazla kullanıldığında kas seğirmesi gibi yan etkiler olabilmektedir.
L-karnozin lokal olarak da kullanılabilir.karnozin içerikli cilt kremleri ve tonikleri ciltteki kırışıklıkların ve kalınlaşmaların tedavisine yardımcı olabilir.

Karnozinin bir formu olan n-asetilkarnozin göz damlası olarak mevcuttur.karnozinin bu formu midede absorbe edilmediğinden ağız yoluyla kullanılmaz.Göz damlası olarak kullanıldığında katarakta karşı etkilidir.Bazı durumlarda göz damlasının düzenli kullanılmasıyla katarakt tamamen ortadan kalkmıştır.

Karnozin yeni süper antioksidan olarak görülmektedir.Üzerindeki araştırmalar yeni olmasına rağmen sonuçlar ümit vaad ediyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Karnitin

Karnitin

Karnitin ya da L-karnitin vücut tarafından gerekli amino asitler lisin ve metioninden üretilir.

L-karnitin yağ asitlerinin enerjiye dönüştürülmek üzere mitekondriye taşınmasına yardım eder.Kalpde yüksek oranda karnitin bulunur çünki kalp kanı bütün vücuda pompalamak için ihtiyaç duyduğu enerjiyi yağ asitleri vasıtasıyla temin eder.

Çalışmalar kalp hastalarında L-karnitin takviyesinin kalbin daha etkin çalışmasına yardımcı olabildiğini göstermiştir.Bu deneylerde karnitin ilaçların yerine değil ilaçlarla beraber kullanılmıştır.

Araştırmacılar,karnitin takviyesinin kalp enfarktüsü,kalp anjini gibi kalbe yeteri miktarda kan gelememesinden kaynaklanan rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı olabileceğini göstermiştir.

Bazı çalışmalar L-karnitinin kanda trigliserit ve LDL (kötü kolestrol)seviyesini düşürdüğünü ve HDL (iyi kolestrol) seviyesini yükselttiğini göstermiştir.

L-karnitinin Alzheimer hastalığının,kronik halsizliğin,depresyonun semptomlarını azalttığını göstermiştir.

L-karnitinin hücresel enerji üretimini artırarak beyin fonksiyonlarını geliştirdiği için bu hatalıklar üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.

Karnitinin bir formu asetil L-karnitin,beyin fonksiyonlarının sağlığı özellikle hafıza için önemli bir nörotransmiter olan asetilkolinin üretimi için gereklidir.

Yaşlanmayla beraber asetil L-karnitin (ALC) seviyesi düştüğünden,ALC takviyesi almak hafızayı ve kuvvetlendirerek Alzheimer ve bunama gibi hastalıkların ilerlemesini yavaşlatabilir.

ALC takviyelerinin fosfatidilserinle birlikte alındığında daha etkili olduğu görülmüştür.

Farelerle yapılan deneyler,ALC takviyesinin enerji düşüklüğü,hafıza kayıpları gibi yaşlanma neticesi ortaya çıkan belirtileri engellediğini göstermiştir.Bu çalışmalarda ALC alfa-lipik asitle desteklendiğinde daha etkili olmuştur.

L-karnitinin atletik performansı ve dayanıklılığı artırır.L-karnitin sperm hücrelerinin daha aktif ve canlı olmasını sağlar.

Spermlerin üretilip depolandığı yer olan erbezlerinde L-karnitin konsantrasyonu yüksektir.Bir çalışmada 3-4 ay boyunca düzenli olarak günde 3 gr L-carnitin takviyesi alanlarda sperm hareketliliğinde artış olmuştur.Bu yüzden L-karnitin kısırlık tedavisinde etkili olabilir.

Kaynakları:Karnitin ilk defa ette keşfedilmiştir o yüzden adı Latince et anlamına gelen carnus kökünden gelir.Kırmızı ve beyaz et,süt ve süt ürünleri zengin protein kaynaklarıdır.Meyve,sebze ve tahıllarda nispeten daha az bulunur.Bu yüzden vejeteryanlar ve veganlar L-karnitin takviyesi almak isteyebilirler.Prematüre bebeklerde L-karnitin eksikliği görülebilir bu yüzden L-karnitinden zengin diyetle beslenmelidirler.

Bazı insanlar genetik nedenlerle L-karnitin emiliminde sorun yaşayabilirler.Sistemik ve kas karnitin eksikliği,kas ağrısı,kas zayıflığı,böbrek ve kalp fonksiyonlarında zayıflık gibi belirtiler gösteren genetik bebeklikte ve çocuklukta ortaya çıkan genetik rahatsızlıklardır.Bu tür hastalara karntin damardan verilir.

Kalp,beyin fonksiyonları için veya yaşlılık belritilerine karşı karnitin almak isteyenler için daha çok seçenek var.Asetil L-karnitin reçetesiz,gıda takviyesi olarak satılmaktadır.

L-karnitin takviyesi karnitin ihtiyacını karşıladığı gibi beyin fonksiyonları için çok önemli asetilkolin nörotransmiterinin üretimine de katkı sağlar.

Takviye olarak günlük dozu 0.5-2 gram arasıdır.

Aşırı dozda alındığında normal insanlarda L-karnitinin toksik olduğuna dair herhangi bir vaka rapor edilmemiştir.Hafif mide bulantısı,karın bölgesinde kramplar ve ishale neden olabilir.

Günde 3 gramdan fazla alındığında,vücutta balık kokusu gibi bir koku oluşabilir.Bazı Alzheimer hastalarında ajitasyonu artırdığı,nöbet geçiren hastalarda nöbet sıklığını artırdığı rapor edilmiştir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

İzolosin

Izolosin

İzolosin daynıklılığı artırır,kas dokularının iyileşmesinde ve tamirinde,yaraların iyileşmesinde görev alır.

İzolosin enerji verdiğinden ve ağır fiziksel antremandan sonra vücudun toparlanmasını sağladığından özellikle atlatler ve vücut geliştirmeciler için önemlidir.

İzolosin dallı-zincirli amino asittir.Îzolosin,valin ve lösin olmak üzere 3 tane dallı zincirli amino asit vardır üçü de egzersiz sonrası kasların toparlanmasında görevlidir.

İzolosin kas dokusunda parçalanarak enerjiye dönüştürülür.Kan şekerini düzenler.İzolosin eksikliği,baş ağrısı,baş dönmesi,halsizlik,depresyon,aşırı hassaslık gibi hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) belirtilerine benzer belirtilere neden olur.

İzolosin vücutta üretilemediğinden gerekli amino asitlerdendir.

Kaynakları:Tohumlar,çekirdekler,et,yumurta,balık,mercimek,bezelye ve soya gibi yüksek protein içeren besinlerde bulunur.

Ağır antreman yapan insanlar,günlük diyetlerinde yeteri kadar protein bulunmayanlar takviye alabilirler.İzolosin takviye olarak tek başına satılmaktadır.Ancak diğer dallı zincirli amino asitler lösin ve valinle beraber alınmalıdır.1 mg izolosinle beraber 2 gr lösin ve valin alınmalıdır.

Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları olanlar bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Histidin

Histidin

Histidin vücuttaki bütün dokuların gelişimi ve bakımı için gerekli bir amino asittir.Özellikle sinir hücrelerini bir yağ tabakası halinde saran ve sinir hücrelerinin birbirleriyle daha hızlı iletişim sağlamasında rol oynayan miyelin kılıfın yapımında görev alır.Zihinsel rahatsızlıkların ve cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisinde faydalı olabilir.

Zihinsel ve fiziksel sağlık için vücutta histedin miktarı dengeli olmalıdır.Anksiyete bozuklukları ve şizofren hastalarının vücutlarında yüksek düzeyde histidin tespit edilmiştir.Eklem iltihabında ve sinir hasarından kaynaklanan sağırlıkta da düşük düzeyde histidin tespit edilmiştir.

Histidin takviyesi almak eklem iltihabının tedavisinde yardımcı olabilir.

Histidin cinsel fonksiyonlar için önemlidir çünki histidin vücutta cinsel isteği uyaran bir kimyasal olan histamine dönüştürülür.Histamin bağışıklık sisteminin alerjik reaksiyonlarla savaşabilmesi ve mide sularının üretilmesi için de gereklidir.

Araştırmalar histidinin vücudu toksinlerden ve ağır metallerden temizlediğini,radyasyonun zararlarına karşı koruduğunu göstermiştir.

Histidin beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin üretiminde çok önemlidir.

Kaynakları:Diğer amino asitler gibi,et ve süt ürünleri,tahıllar,pirinç,buğday,çavdar zengin histidin kaynaklarıdır.

Merkezi sinir sistemi üzerinde ve histamin üretiminde önemli olduğundan manik depresyon hastaları uzmnan danışmadan histidin kullanmamalılar.Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar,herhangi bir amino asit takviyesi almak vücutta nitrojen dengesini bozabileceğinden uzmana danışmadan amino asit takviyesi kullanmamalılar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutation

Glutation

Sistein,glutamik ve glisin amino asitlerinin birleşimiyle oluşan sülfür içeren bir amino asittir.

Glutation vücutta en bol bulunan doğal antioksidandır.Gözleri korur,bağışıklık sistemini güçlendirir,karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde rol oynar,damar tıkanıklığına neden olan serbest radikallerle savaşır.

Glutation vücudumuzun bütün organlarında özellikle akciğer,karaciğer ve sindirim sisteminde bulunur.Vücut en fazla glutationu karaciğerde üretir,depolar ve toksinleri safrayla vücuttan atmak için kullanır.

Karaciğer aynı zamanda akyuvar ve alyuvarlara glutation göndererek bağışıklık sistemini güçlendirir.

Glutation yaşlanmayı geciktirici etkiye sahiptir.Yaşlılıkla beraber glutation seviyesi düşer.Vücuttaki miktarının az olması vücudu serbest radikalllere karşı daha zayıf kılar.

Glutation eksikliği sinir sisteminde harabiyete neden olur.Denge ve koordinasyon bozuklukları,zihinsel sorunlar ve titremeler meydana gelir.

Şiddetli bir grip,ağır yaralanmalar,zehirli maddelere maruz kalmak glutation eksikliğine neden olabilir.Çünki bu durumlarda vücut hastalıklara karşı daha çok glutation harcar.

Sebze ve meyveleri pişirmek glutationun büyük kısmının yok olmasına neden olacağından,bu sebze ve meyveleri çiğ tüketmek daha faydalıdır.

Et,yumurta,buğday ve tahıl gibi glutamin açısından zengin gıda maddeleriyle beslenmek karaciğerin daha çok glutation üretmesini sağlar.

Glutation gıda takviyesi olarak hap şeklinde satılmaktadır.Fakat vücudun hap yoluyla alınan glutationu ne kadar absorbe ettiği hakkında soru işaretleri vardır.Eğer glutationu gıda takviyesi olarak alacaksanız absorbsiyonu artırmak için yemeklerle beraber alın.

Kaynakları:Glutation neredeyse bütün sebze ve meyvelerde bulunur.Kuşkonmaz,avokado,kavun,greyfurt,bamya,portakal,şeftali,

patates,ıspanak,çilek,domates,karpuz ve kabak glutation kaynaklarıdır.Brokoli,lahana,Brüksel lahanası,karnabahar,kıvırcık ve maydanoz gibi sebzeler glutation içermekle kalmaz aynı zamanda glutationun vücuttaki üretimini de artırırlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutamin

Glutamin

Glutamin kasların yapımı ve tamiri için gerekli bir amino asittir.Karaciğerden amonyak gibi zehirli atıkların atılmasında,sinir sisteminin sağlığının korunmasında görevlidir.

Glutamin,kırmızı kan hücreleri ve gliadan oluşan ve beyni kandaki toksinler,bakteriler ve virüslerden koruyan koruyucu bariyer, kan-beyin bariyerini kolayca geçer.

Glutamin beyinde beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışmasında görevli glutamik asite dönüştürülür ayrıca nörotransmiter gamma-aminobutirik asitin (GABA) seviyesini artırır.

L-glutamin takviyesi,zihin kapasitesini artırır,sara,depresyon,şizofren ve bunaklık tedavisinde kullanılır.

Glutamin sinir sistemi için önemli bir enerji kaynağıdır.Eğer beyin yeteri kadar glukoz almıyorsa enerji açığını glutamin metabolizmasını artırarak kapatır.

Glutamin kullananlar daha enerjik olduklarını,ruhsal durumlarının daha iyi olduğunu ve daha az halsizlik hissettkilerini rapor ediyorlar.

Glutamin vücutta asit ve alkalin seviyesini dengeleyerek sindirim yollarının daha sağlıklı olmasına yardımcı olur.

Glutamin ince bağırsaklardaki hücreler tarafından kolayca emildiğinden sindirim sorunları nedeniyle besinlerin absorbsiyonunda sorun yaşayanlar için faydalıdır.

Bazı sağlık uzmanları glutamin takviyesinin bağırsak iltihabı hastalarına faydalı olacağını düşünüyor.

Glutamin karaciğerden toksin madde amonyağın atılmasına yardımcı olur.Karaciğerde bulunana fazla nitrojen amonyağa dönüşeceğine glutamik asite bağlanarak glutamine dönüşür.

Glutamin karaciğeri alkolün ve aşırı doz asetaminofenin etkilerinden korur.

Glutamin nitrojenin vücudun diğer bölümlerine özellikle kaslara taşınmasına yardımcı olur.

Nitrojen seviyesini ayarlayıp,kaslarda glikojen ihtiyacını ikmal ederek yoğun egzersiz esnasında kasların yıkılmasını önler.

Profesyonel vücut geliştirmeciler kas kütlesini korumak ve artırmak için glutamin kullanır.

Glutamin kanda ve kas dokularında en bol bulunan amino asittir.Kas dokusundaki amino asitlerin % 60 ını glutamin oluşturur.

Glutamin kasların yapımında ve tamirinde görevli olduğundan glutamin takviyesi, diyet uygulayanlar,vücut geliştirenler,uzun süre yatak istirahati gerektiren hastalıkları olanlar için faydalı olabilir.

Glutamin vücutta normal hücre bölünmesini destekler bu yüzden DNA,RNA,bağışıklık sisteminin parçası olan timosit,lenfosit ve makrofaj yapımında önemlidir.

Yeterli glutamin olmazsa bağışıklık sistemi düzgün çalışamaz.Bu yüzden,bağışıklık sisteminin düzgün çalışmaması nedeniyle ortaya çıkan eklem iltihabı,kronik halsizlik,skleroderma(derinin kalınlaşması),AİDS gibi rahatsızlıklarda yardımcı olabilir.

Ameliyat yaralarının ve diğer yaraların iyileşme sürecinde faydalı olabilir.Vücut stres altındayken enerji sağlamak için kaslarda bulunan glutationun neredeyse 3 te 1 ini kullandığından kasların yıkılmasını önlemek için takviye almak gerekebilir.

Kaynakları:Glutamin bir çok besinde bulunur ancak pişirme işlemiyle kolyaca yok olabilir.Eğer çiğ yenirse ıspanak ve maydanoz zengin glutamin kaynaklarıdır.

Kapsül veya toz formunda takviyeleri mevcuttur.Amino asit haplarının içinde yer alır.

Karaciğer ve böbrek problemi olanlar,Reye sndromu hastaları be kanda amonyak birikmesine nedenolacak hastalığı olanlar glutamin takviyesi kullanmamalılar,bu hastalıkları şiddetlendirebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glutamik Asit

Glutamik Asit

Glutamik asit ya da glutamat merkezi sinir sisteminde heyecan duygularıyla ilgili sinir hücrelerinin haberleşmesinde görev alan bir nörotransmiterdir.

Heyecan duygularıyla ilgili beyin ve omurilikte bulunan ana nörotransmiterdir.

Glutamin ya da gamma-aminobutirik asitten (GABA) üretilir.

Glutamik asit şeker ve yağ metabolizmasında önemlidir.Bel kemiği sıvısına potasyum taşınmasına ve kan-beyin bariyerinin geçilmesine yardımcı olur.

Kan-beyin bariyerini glutamin kadar kolay geçemez.Glutamik asit kanda yüksek oranda bulunmasına rağmen beyine küçük miktarlarda geçebilir.Beyin glutamik asiti yakıt olarak kullanabilir.

Glutamik asit kişilik bozuklukları ve çocuklarda görülen davranış bozukluklarının tedavisinde yardımcı olur.Sara,zihinsel sorunlar,kas gelişim bozuklukları,hipoglisemik koma,diyabette insülin tedavisi komplikasyonlarında kullanılır.

Tuzlarından biri monosodyum glutamat olduğundan bu maddeye alerjisi olanlarca kullanılmamalıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Glisin

Glisin

Glisin vücutta üretilebilen amino asitlerden biridir.Kas dokusunun oluşturulmasında ve glukozun enerjiye dönüştürülmesinde görevlidir.Sağlıklı sinir ve sindirim sistemi için gereklidir.Son çalışmalar bazı kanser türlerine karşı antioksidanlarla beraber koruma sağladığını göstermiştir.
Glisin vücutta DNA ve RNA iplikçiklerinin yapımında kullanılır.Vücutta kas yapımında görevli olna kreatinin düzeyini yükselterek,kas yıkımını önler.

Glisin sadece kaslarda değil ciltte ve bağ dokularda da yüksek oranda bulunur.

Ciltte ve bağ dokularda bulunan kollagenin 3 te 1 i glisinden oluşur.

Glisin olmadan vücut hasarlı dokuları tamir edemez,cilt sıkılığını kaybeder,yaralar iyileşmez.

Glisin glukogenik amino asittir yani vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi glukozdan sağlamasına yardım eder.

Kan şeker düzeyini düzenlemeye yardımcı olur.Glisin takviyesi halsizlik,bitkinlik,kansızlık,kan şekeri düşüklüğü gibi sorunlarda faydalı olabilir.

Glisin sağlıklı bir sindirim sistemi için gereklidir.Yağların sindiriminde kullanılan safra asitinin sentezinin düzenlenmesine yardım eder.

Merkezi sinir sistemi için gereklidir.Son araştırmalar glisinin nöbetli hastalıklarda nöbetin başlamasını sağlayan,hiper aktivite ve manik depresyona neden olan nörotransmiterlerin engellenmesine yardımcı olduğunu göstermiştir.

Glisin gerektiğinde bir diğer amino asit olan serin nörotransmiterine dönüştürülebildiğinden şizofren tedavisinde etkili olabilir.

Tedaviye yanıt vermeyen şizofren hastaları üzerinde yapılan bir çalışmada,hastalara kullandıkları antipisikotik ilaçlara ilave olarak günlük 40-90 gr arası (vücut ağırlığının her bir kilogramı için 0.8 gr) glisin amino asiti verilmiş ve semptomların belirgin bir şekilde azaldığı görülmüş.Glisinin şizofren hastalığına etkileri üzerine yapılan araştırmalar devam ediyor.

Araştırmalar glisinin uyuma bozuklukları,şizofren,Parkinson,Huntington hastalıkları,jetleg ve sürmenaj nedeniyle hafıza kaybı yaşayanlarda hafızanın toparlanmasına yardım ettiğini göstermiştir.

Glisin üzerinde devam eden bazı araştırmalar glisinin kanserli hücrelerin gelişmesini engellemeye yardım ettiğini ve kanser tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde glisinin tümör hücrelerinin kan ihtiyaçlarını sağlayan anjiyogenez işlemini durdurarak tümör büyümesini engellediği görülmüştür.

Glisin prostat sağlığı için de önemlidir.Bir çalışma prostat bezi büyümesinin semptomlarını azalttığı görülmüştür.

Kaynakları:
Et,balık,fasulye,süt,peynir gibi yüksek protein içerikli yiyecekler en zengin glisin kaynaklarıdır,takviye olarak da mevcuttur.Glisin takviyesi kullananlar tarafından herhangi bir toksik etki rapor edilmemiştir.Bazı insanlar mide sorunlarına neden olduğunu bildirmişlerdir.

Karaciğer ve böbrek sorunları olanlar,antispastik ilaç kullananlar bir uzmana danışmadan glisin kullanmamalıdırlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

GABA

GABA

(Gamma-aminobutirik asit)

Gamma-aminobutrik asit vücutta doğal olarak üretilebilen bir amino asittir.Merkezi sinir sisteminde stresle ilgili mesajların alıcılara ulaşmasını engelleyerek beyin fonksiyonlarının normal olarak çalışmasına yardımcı olur.

GABA anksiyete,stres,cinsel isteksizlik ve hiper tansiyon tedavisinde kullanılabilir.Vücutta diğer bir amino asit olan glutamik asitten üretilir.

GABA vücutta sakinleştirici etki yapar.

GABA stresle ilgili mesajların alıcılara ulaşmasını engellediğinden beyindeki motor hücrelerinin aşırı uyarılmasıyla ilişkili sara ve dikkat eksikliği gibi sorunlarda yardımcı olabilir.

Araştırmalar alkol yoksunluğu duygusunu hafiflettiğinden alkolizmin tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

GABA nın cinsellik hormonlarını dengeleyici özelliği vardır.Prostat bezi büyümesi rahatsızlığı olanlar GABA dan faydalanabilirler.

Bazı çalışmalar GABA nın kas kütlesinde artış ve yağ miktarında azalma sağlayan büyüme hormonunu artırdığını göstermiştir.

GABA nın günlük dozu 3-5 gr arasıdır.Yüksek dozlarda GABA,tam ters etki yapıp anksiyeteye neden olabilir nöbetli hastalıklarda nöbete neden olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Aspartik Asit

Aspartik Asit

Aspartik asit ya da L-aspartat metabolizmayı kuvvetlendirmek,halsizlik ve depresyonu tadavi etmek için kullanılır.Asparjin,arjinin,lisin,metionin,treonin ve izolösin gibi amino asitlerin ve bazı biyokimyasalların sentezisırasında sitrik asit döngüsünde önemli rol oynar.

Hücresel enerji üretimindeki önemli rolü nedeniyle kronik halsizliğin tedavisinde kullanılır.Aspartik asit,nikotinamid adenin dinükleotid (NADH) koenzimini hücre içerisinden mitekondriye taşır.Bu molekülden mitekondride hücresel aktiviteler için gerekli olan hücre yakıtı diyebileceğimiz adenozin trifosfat (ATP) üretilir.

Hücrede ne kadar NADH varsa o kadar kimyasal yakıt,dolayısıyla gün boyu ihtiyacımız olan enerji üretilir.Bazı çalışmalar aspartik asitin dayanıklılığı artırdığını göstermiştir.

Aspartik asit sağlıklı RNA ve DNA yapımı için gerekli minerallerin hücreye taşınmasına yardım eder.İmmunoglobin ve antikor üretimini artırarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Aspartik asit beyindeki NADH konsatrasyonunu yükselterek,normal beyin fonksiyonları için gerekli nörotransmiter ve diğer kimyasalların üretimini artırır.

Hücrelerden beyin,karaciğer ve sinir sistemi için son derce tehlikeli amonyak gibi zehirli atıkların atılmasında görev alır.

Kaynakları:Aspartik asit vücut tarafından üretilebilen aminoasitlerdendir.Süt ve süt ürünleri,kırmızı ve bayaz et ve tatlandırıcılarda bulunur.Tatlandırıcılar aspartik asit ve diğer bir aminoasit olan fenilalaninden üretilir.

Protein açısından zayıf diyetle beslenen veya yeme bozuklukları olanlarda aspartik asit ve diğer amino asitlerin eksikliği oluşabilir.Bu durum halsizlik ve depresyona sebep olabilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Arjinin

Arjinin

Arjinin ya da L-arjinin karaciğer,cilt,eklemler,kas sağlığı,bağışıklık sistemi,hormon üretimi,erkek doğurganlığı ve kan şekerinin dengelenmesi için gerekli bir amino asittir.

Ayrıca arjinin dolaşımı düzenleyerek iktidarsızlık ve kalp hastalıkları gibi sorunların tedavisinde etkilidir.

Arjinin yarı-gerekli yani bazen takviye olarak alınması gerekebilen bir amino asit olarak kabul edilmektedir.

YEni doğan bebekler kendi arjinilerini üretemezler,bebekliğin ilk bir kaç ayında gerekli amino asit kabul edilir.

Arjinin T hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Son çalışmalar arjinin,AİDS,kanser ve diğer zayıf bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalıkların tedavisinde kullanılması üzerine odaklanmıştır.

Arjinin karaciğerin amonyak gibi zehirli maddeleri vücuttan atmasında görev alır.Üre yapımı için gereklidir.

Arjininin büyük kısmı ciltte bulunur,bağ dokusunun özellikle kasların sağlığı için çok gereklidir.

Arjinin vücutta,enerji üretimi ve kas yapımı için gerekli bir protein olan kreatin ve kas metabolizmasında önemli bir kimyasal olan nitrojenin kullanılmasında rol alır.

Çalışmalar arjininin vücuttaki yağ miktarını azalttığını ve kilo vermeyi hızlandırdığını göstermiştir.

Aynı zamanda hasarlı dokuların tamirinde ve iyileşmesinde de etkilidir.Atletler ve eklem iltihabı rahatsızlığı olanlar için faydalı olabilir.

Arjinin çeşitli hormonların üretiminde yer alır.Pankreası insülin salgılaması için uyarır,hipofiz hormonu,vazopresin yapımında kullanılır,büyüme hormonunun üretimini düzenler.

Bazı araştırmacılara göre cinsel gelişimin gecikmesi arjinin yetersizliğiyle ilgilidir..

Kısırlık tedavisinde yardımcı olabileceği düşünülüyor.Normal bir erkeğin meni sıvısında bol miktarda arjinin vardır.Arjinin sperm hareketliliğini de artırır.

Arjinin damarların genişlemesini sağlayan nitrik asit kimyasalının üretimi için de gereklidir.

Çalışmalar arjininin anjin,damar tıkanıklığı,kalp damar hastalıkları,intermittan klodikasyon,kadın ve erkek iktidarsızlığı,migren gibi sorunların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

Arjinin kaynakları:Vücut ihtiyacı olan arjinini ürettiğinden normal insanların takviye kullanmalarıne gerek yok.Keçiboynuzu,çukolata,hindistan cevizi,süt ve süt ürünleri,jelatin,et,yulaf,yer fıstığı,soya fasulyesi,ceviz,buğday ve buğday tohumu bol mktarda arjinin içerir.

Yanık tedavisi görenler,diyalize girenler,üre sorunları olanlar,kilo vermek,kas geliştirmek ya da bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler için arjinin takviyesi gerekli olabilir.Günde 2-3 gr arjinin takviyesi yeterlidir.Kalp damar tıkanıklıkları üzerinde arjininin etksini araştıran klinik deneylerde deneklere günde 15 grama kadar verilmiştir.

Uzun dönem kullanılması tavsiye edilmez.Cildi kalınlaştırabilir nitrojen dengesini bozabilir.

Böbrek ve karaciğer sorunları olanlar bir uzmana danışmadan kullanmamalılar.

Lisin ilacının,NSAİD türü ilaçların,bazı diüretik ilaçların etkisini azaltabilir.

Şizofren hastaları,deri rahatsızlıkları olanlar olanlar kullanmamalıdır,durumu daha da kötüleştirebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Alanin

Alanin

Alanin ya da L-alanin vücutta basit şeker glukozun enerjiye çevrilmesinde,karaciğerden zehirli maddelerin atılmasında rol oynar.

Alanin yoğun egzersiz esnasında vücudun kaslardaki proteini enerjiye dönüştürmesini engelleyerek,hücrelerin zarar görmekten korur.

Alanin döngüsü denilen bir dizi kimyasal işlem vasıtasıyla,vücutta nitrojen ve glukoz dengesini sağlamakla görevlidir.

Alanin döngüsü esnasında hücrelerde ya da dokularda bulunan fazla amino asitler,glukozun parçalanmasıyla oluşturulan piruvat adlı alıcı moleküllere gönderilir.Piruvat alanine dönüştürülür ve karaciğere gönderilir.

Karaciğer alaninden nitrojeni ayırır ve bir kısmını ileride glukoz üretmek için tekrar piruvata dönüştürür.Fazla nitrojen üreye dönüştürülüp idrarla dışarı atılır.

Glukoz-piruvat-alanin-piruvat-glukoz döngüsü ile hücre sağlığı çin gerekli enerji sağlanmış olur.

Alanin,glukoz seviyesi ve enerji üretimi açısından anahtar role sahiptir.Epstein-Barr virüsü ve kronik halsizlik yüksek alanin ile düşük tirosin ve fenilalanin seviyeleriyle ilişkilidir.

Alanin kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olabilir.İnsüline bağlı şeker hastalarında oral yolla L-alanin alımının geceleri kan şekeri düşmesini etkili biçimde engellediği görülmüştür.

Alanin gerekli bir amino asit değildir yani dışardan takviyesine lüzum olmadan vücut tarafından üretilebilmektedir.

Fakat bütün amino asitler eğer vücut tarafından üretimini engelleyen bir durum varsa gerekli amino asit olabilirler.

Diyetlerinde protein miktarı az olanlar,yeme bozuklukları olanlar,karaciğer rahatsızlıkları,diyabet veya üre döngü bozukluklarına sebep olan genetik özellikler alanin takviyesi alınmasını gerektirebilir.

Düşük kan şekeri,diyabet,hepatit rahatsızlıklarında alanin seviyesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.Fakat alanin azlığının bu hastalıkların sebebi mi yoksa sonucu mu olduğu konusunda henüz bir netlik yok.

Vücudun B vitaminlerini özellikle B5 ve B6 vitaminlerini kullanabilmesi için alanine ihtiyacı vardır.

Prostat bezindeki sıvı alanin içerdiğinden,bu amino asitin iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir.

Bir çalışmada prostat hastalarına 2 hafta boyunca 780 mg alanin,glisin ve glutamik asit,sonraki 2 hafta boyunca aynı amino asitlerden 390 mg verilmiş ve belirgin iyileşme kaydedilmiştir.

Alanin kaynakları kırmızı ve bayaz et,yumurta,süt ve süt ürünleridir.Avokado gibi proteince zengin meyvelerde de bulunur.

Piyasada alanin takviyeleri de mevcuttur.Yalnız takviye kullanırken dikkat edilmelidir.Amino asit fazlalığı vücuttaki nitrojen dengesini bozabilir,bu da karaciğer ve böbreklerde rahatsızlık oluşturabilir.Bir uzmana danışmadan kullanılmamalıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Bitki Sözlüğü Z

Z

Zencefil: (Zencebil / Zingiber / Ginger / Gingembre)

Kullanıldığı yerler: İştah açar. Barsak gazı söktürür. Kusmayı önler. İshali keser. Bedeni ve zihni gücü artırır.

Zerdeçal: (Gelbwurzel / Kurkuma / Curcuma / Turmeric / Zerdeçöp / Hindsafrani / Curcuma longa)

Sari çiçekli, büyük yapraklı, rizomlu çok yıllık otsu bir bitki. Vatani Hindistan olmakla berâber çoğu tropik bölgelerde yetişir. Bitkinin toprak altındaki ana Rizomlari yumurta veya armut seklindedir. Yan Rizomlari ise parmak seklindedir. Rizomlari üst yüzü sarımsı, iç yüzü ise sarı renklidir. Tadı acımsıdır.

Kullanıldığı yerler: Bileşiminde uçucu yağlar, reçine ve kurkumin adında sarı renkli boya maddesi vardır. Tedâvide mîdevî ve gaz söktürücü etkiye sahiptir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Bitki Sözlüğü Y

Y

Yaban mersini: (Ayı üzümü / Keçiyemişi / Vaccinum mytillus / Cranberry / Airelle)

Fundagiller familyasından, 20 – 50 cm boyunda, çok dallı, odunsu bir bitkidir. Karadeniz bölgesinin dağlarında çokça bulunur. Meyvelerinde organik asitler, sekerler, pektin, tanen ve mirtilin denilen bir boya maddesi ile, A ve C vitaminleri vardır. Yapraklari ve meyveleri kullanilir.

Kullanıldığı yerler: Yaprakları şeker hastalığında faydalıdır. Meyvesi dizanteriye etkilidir. İshali keser.

Yaban yasemini: (Bittersüss / Douce-amère / Bitter-sweet / Sofur / Solanum dulcamara / Bittersweet / Douceamere)

Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, sarılıcı, otsu bitkiler. Yapraklar saplı, alt yapraklarının tabanları kalp seklinde, üst yapraklar ise üç parçalıdır. Çiçekler, dalların ucunda, uzun saplı ve sarkık bileşik salkım durumunda toplanmışlardır. Olgun çiçeklerin taç yaprakları geriye dönüktür. Erkek organları (stamenler) çiçeğin ortasında sarı renkli bir konik durum yaparlar. Meyveleri sarimsi kırmızı renklidir. Bitki rutubetli, nemli ve gölgelik yerlerde, dere kenarlarında ve çitlerde yetişir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Daha çok Kuzey Anadolu’da olmak üzere Anadolu’da yaygındır.

Kullanıldığı yerler: Bitki, glikol-alkaloitler taşır. Yüksek dozlarda zehirlidir. Ağrı kesici, deri hastaliklarinda kan temizleyici, uyutucu, idrar arttırıcı ve müshil etkilere sahiptir. % 1-3’lük çayı günde bir iki bardak içilebilir.

Yakı otu: (Weidenröschen / Epilobe / Rose-bay  /Meragülü / Epilobium / Willow herb)

Nemli yerlerde yetişen, pembe veya kırmızı renkli çiçekler açan bir veya iki yıllık otsu bir bitki. Çiçeğin taç ve çanak Yaprakları dört parçalıdır. Tohumların tepesinde tüylerden meydana gelen bir kisim vardır. Memleketimizde 21 türü bulunmaktadır.

Kullanıldığı yerler: Bitki, şeker, tanen, yağ ve müsilajlar taşır. Bitkinin kökleri kabız edici ve yumuşatıcı olarak gargara hâlinde kullanilir. Yapraklari yaraların üzerine konulursa, şişkinlik ve iltihapları dağıtır. Çay olarak da içilir. Vücuda biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.

Yasemin: (Jasmin / Jasmin / Jasmine / Yasemen / Jasminum)

Beyaz renkli ve kuvvetli kokulu çiçekleri olan tırmanıcı bir bitki. Vatanı Himalayalar’dır. Akdeniz bölgesi ikliminde kolayca yetiştiğinden süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Bitkinin yaprakları karşılıklı ve 5-9 yaprakçıklıdır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney Anadolu bölgesinde.

Kullanıldığı yerler: Çiçekleri uçucu yağ taşır. Uçucu yağ parfümeri sanayicinde kullanilir. Çiçeklerinden hazirlanan çay (% 5’lik) göğüs yumuşatıcı ve sinirleri yatıştırıcı olarak kullanilir. Yaseminin dallarından ağızlıklar yapilir. İtalyan yasemini, sari yasemin veya yaban yasemini (Anadolu’da kurt düşürücü olarak kullanilan sari çiçekli çali tipindeki bitkiler), Arap yasemini, Hind yasemini gibi çeşitleri vardır.

Yavşan otu: (Avrupa çayı / Veronica / Water pumpernel / Veronique)

Sircagiller familyasından, çiçekleri mavi ve beyaz bir renkte olan bir bitkidir. Yuvarlak saplıdır. Duvar çatlaklarında yetişir. Taze iken kokusuzdur. Kuruduktan sonra güzel kokar.

Kullanıldığı yerler: Hazmı kolaylaştırır. Baş ve kulunç ağrılarını keser. Çay gibi içilir.

Yenibahar: (Pimenta officinalis / Pimenta / Piment des  Anglais)

Kullanıldığı yerler: Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve barsak gazlarını giderir. Unutkanlığı önler. Vücudun direncini artırır.

Yer elması: (Topinambur / Erdschocke / Topinambour / Hélianthe tubéreux / Jerusalem artichoke / Canada potato)

Toprak altında patates gibi yumruları olan bir sebze bitkisi. Vatanı Kuzey Amerika olmakla berâber Avrupa ve Türkiye’de sebze olarak yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Besin maddesi olarak inilin ihtivâ eder. Besin değeri patatese yakındır. Karbonhidrat miktarının düşük olması sebebiyle seker hastalarının kullanabileceği iyi bir besin kaynağıdır. Süt arttırıcı ve safra söktürücü etkisi de vardır. Haşlanarak sebze olarak yenir. Bol idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Anne sütünü artırır.

Yılan yastığı: (Dana ayağı / Eşek kulağı / Dracunculus vulgaris / Green dragon)

Yapraklari büyük ve koyu kırmızı olan, mide bulandırıcı bir koku salan, büyük yumrulu bir bitkidir. İstanbul çevresinde, Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür. Terletir, vücuda rahatlık verir. Sinirleri uyarır.

Yonca: (Luzerne / Luzerne / Lucerne alfalfa / Medick / Medicago / Luzerne trefle)

Yapraklari üç parça olan otsu bitkiler. Meyveleri küçük fasulye gibidir veya helezon şeklinde kıvrıktır. Gerek tırfıl (Torijolium) türleri gerek Yonca (Medicago) türleri genel olarak yonca adıyla bilinir. Yoncanın hayvan yemi bakımından önemi oldukça büyüktür. Bu maksatla memleketimizin çoğu yerinde ekimi yapılmaktadır. Tıbbî olan türü kokulu yonca (Melilotus officinalis) olarak bilinir. Bu tür haziran-eylül ayları arasında güzel kokulu, sarı renkli, küçük çiçekler açan 25-100 cm boylarında tarla ve yol kenarlarında rastlanan otsu bitkilerdir. Çiçekleri dalların ucunda, uzunca ve dik salkımlar teşkil ederler.

Kullanıldığı yerler: Kokulu yonca yumuşatıcı olarak, romatizma ağrılarını teskin edici ve kabız edicidir.

Su yoncası (Menyanthes trifoliata): Avrupa ve Kuzey Asya’da yetişen çok yıllık otsu bir su bitkisidir. Memleketimizde Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde görülür. Rizomları kalın, silindirik ve sürünücü, Yapraklari uzun saplı üç parçalıdır. Çiçekler pembemsi beyaz renklidir. Bitki glikozit taşır.

Kullanıldığı yerler: Yaprak ve kökleri iştah açıcı, kuvvet verici ve ateş düşürücü olup yüksek dozları zararlıdır.

Yosun: (Moss / Mousse)

Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde veya diplerinde bulunan bir şubesidir.

Kullanıldığı yerler: Haşlaması barsak kurtlarını döker. Saçlar yıkanırsa kuvvetlendirir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Bitki Sözlüğü V

V

Vanilya: (Vanilya planofolia / Vanilla plant / Vanillier)

Kullanıldığı yerler:Vücudu kuvvetlendirir. Ateşi düşürür. Sinir bozukluğunu giderir. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler ve öksürük söktürür. Ruhi bunalımı dindirir.

Vişne: (Sauerkirschbaum / Griottier / Morello cherry / Eksi kiraz / Prunus cerasus / Sour cherriy)

Nisan-Mayıs ayları arasında beyaz renkli çiçekler açan, 2-10 m yüksekliginde ağaçlar. Gövdeleri koyu gri renkli ve dallar aşağı doğru sarkıktır. Yapraklar kısa saplı, tüysüz, parlak yeşil, kenarları dişli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan önce açar ve kısa sürgünlerin ucunda, şemsiyemsi çiçek durumları teşkil ederler. Çiçek sapları uzun, çiçek tablası çanak seklindedir. Meyve olgunlukta tek tohum ihtivâ eden, küre seklinde koyu kırmızı renkli, ekşi lezzetli bir trupa tipidir. Vatanı Anadolu ve Balkanlardır.

Kullanıldığı yerler: Meyvelerinde sekerler, elma ve limon asidi, vitamin A ve C, meyve sapları ve gövde kabuğunda tanen ve potasyum tuzları vardır. Vişne ağacı kabukları kabız edici ve ateş düşürücü etkiye sâhiptir. Meyve sapları ise idrar söktürücü olarak kullanılır. Meyveleri tâze olarak yenebildiği gibi, şerbet, şurup ve reçel imâlinde de kullanilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Bitki Sözlüğü Ü

U

Üvez: (Spierling / Sperberbaum / Cormier / Sorber domestique / Service-tree / Sorbus domestica)

5-10 m yüksekliğinde, Mayıs-Haziran ayında beyaz renkli çiçekler açan ve kisin yaprağını döken ağaçlar. Yaprakları 7-11 çift yaprakçığa parçalanmışlardır. Meyveleri 10-20 mm çapında, küre veya armut seklinde, yeşilimsi sarı veya kırmızımsı-esmer renkli olup, buruk lezzettedir. Türkiye’de 11 kadar üvez türü bulunur. Sarbus aucuparia türü kuş üvezi olarak bilinir ve Kuzey Anadolu’da yaygındır. Sorbus domestica türü (üvez) Karadeniz bölgesinde tabiî olarak yayılış gösterdiği gibi meyveleri için birçok bölgede yetiştirilir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Karadeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Meyveleri parasorbinik asit, malik asit, sekerler (sorbos) sorbitanik asit, pectin karotensid ve vitamin C ihtivâ eder. Özellikle bir seker olan sorbos şeker hastaları rejimi için iyi bir tatlandırıcıdır. Meyveleri ve Yapraklari kabız edicidir. Yine meyveleri idrar söktürücü, kadınlarda âdetleri kolaylaştırıcı etkilere sâhiptir. Meyveler C vitaminince zengindir. Onlardan şurup ve ekstraktları hazırlanır. Yapraklarının % 5’lik çayı şeker hastalığına karsı kan şekerini düşürücü olarak kullanılmaktadır. Zararsızdır.

Uyuz otu: (Skabiose / Scabieuse / Scabious / Scabiosa / Scabiosa maritima)

Haziran-ekim ayları arasında, eflâtun, mavimsi veya beyaz renkli çiçekler açan, 50-100 cm boylarında, dallanmış, bir veya çok yıllık otsu bitki. Çiçekler, sivri uçlu mızrak seklinde yaprakçıklarla örtülü, yarım küre şeklinde bir arada toplanarak, başçık seklinde çiçek durumları meydana getirirler.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir. Tıpta kan temizleyici, terletici, yara iyi edici olarak kullanılır.

Üzerlik otu: (Syrische / Steppenraute / Hermale / Harmel / Harmal / Peganum harmala / Nazarotu / Peganum / African rue)

Mayıs-Ağustos ayları arasında yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 30-50 cm boyunda, çok yıllık otsu bir step bitkisi. Daha çok kumluk ve taslık yerlerde, mezarlıklarda görülür. Gövdeleri yatık ve otsudur. Yapraklar çok parçalıdır. Çiçekler uzun saplı ve tek bulunur. Meyveleri çok tohumlu, toparlak şekilde bir kapsüldür. Tohumları kırmızımsı kahverengidir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Çoğunlukla tohumları kullanılır. Tohumlarında hamin, harmalin, peganin gibi alkaloitler vardır. Kurt düşürücü ve narkotiktir. Halk arasında ezama, basura karşı ve tütsü olarak kullanılır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Bitki Sözlüğü U

U

Üvez: (Spierling / Sperberbaum / Cormier / Sorber domestique / Service-tree / Sorbus domestica)

5-10 m yüksekliğinde, Mayıs-Haziran ayında beyaz renkli çiçekler açan ve kisin yaprağını döken ağaçlar. Yaprakları 7-11 çift yaprakçığa parçalanmışlardır. Meyveleri 10-20 mm çapında, küre veya armut seklinde, yeşilimsi sarı veya kırmızımsı-esmer renkli olup, buruk lezzettedir. Türkiye’de 11 kadar üvez türü bulunur. Sarbus aucuparia türü kuş üvezi olarak bilinir ve Kuzey Anadolu’da yaygındır. Sorbus domestica türü (üvez) Karadeniz bölgesinde tabiî olarak yayılış gösterdiği gibi meyveleri için birçok bölgede yetiştirilir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Karadeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Meyveleri parasorbinik asit, malik asit, sekerler (sorbos) sorbitanik asit, pectin karotensid ve vitamin C ihtivâ eder. Özellikle bir seker olan sorbos şeker hastaları rejimi için iyi bir tatlandırıcıdır. Meyveleri ve Yapraklari kabız edicidir. Yine meyveleri idrar söktürücü, kadınlarda âdetleri kolaylaştırıcı etkilere sâhiptir. Meyveler C vitaminince zengindir. Onlardan şurup ve ekstraktları hazırlanır. Yapraklarının % 5’lik çayı şeker hastalığına karsı kan şekerini düşürücü olarak kullanılmaktadır. Zararsızdır.

Uyuz otu: (Skabiose / Scabieuse / Scabious / Scabiosa / Scabiosa maritima)

Haziran-ekim ayları arasında, eflâtun, mavimsi veya beyaz renkli çiçekler açan, 50-100 cm boylarında, dallanmış, bir veya çok yıllık otsu bitki. Çiçekler, sivri uçlu mızrak seklinde yaprakçıklarla örtülü, yarım küre şeklinde bir arada toplanarak, başçık seklinde çiçek durumları meydana getirirler.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir. Tıpta kan temizleyici, terletici, yara iyi edici olarak kullanılır.

Üzerlik otu: (Syrische / Steppenraute / Hermale / Harmel / Harmal / Peganum harmala / Nazarotu / Peganum / African rue)

Mayıs-Ağustos ayları arasında yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 30-50 cm boyunda, çok yıllık otsu bir step bitkisi. Daha çok kumluk ve taslık yerlerde, mezarlıklarda görülür. Gövdeleri yatık ve otsudur. Yapraklar çok parçalıdır. Çiçekler uzun saplı ve tek bulunur. Meyveleri çok tohumlu, toparlak şekilde bir kapsüldür. Tohumları kırmızımsı kahverengidir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Çoğunlukla tohumları kullanılır. Tohumlarında hamin, harmalin, peganin gibi alkaloitler vardır. Kurt düşürücü ve narkotiktir. Halk arasında ezama, basura karşı ve tütsü olarak kullanılır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather

Bitki Sözlüğü T

T

Taflan: (Kirschlorbeer / Laurier-Cerise / Cherry laure / Gürcü kirazı / Hine kirazı / Prunus laurocerasus / Mongo / Monguer)

Nisan-mayıs aylarında küçük ve beyaz renkli çiçek açan, rutûbetli ve gölgeli yerlerde yetişen 2-6 m yüksekliginde yaprak dökmeyen ağaçlar. Yapraklar çok kısa saplı, derimsi, tüysüz ve oval şekillidir. Çiçekler 30-35 tânesi bir arada olup, gruplar teşkil ederler. Meyveleri 1 cm çapında kiraz görünüşünde parlak, koyu kırmızı veya olgunlukta siyah renktedir. Avrupa’ya İstanbul’dan yayılmış olup, süs bitkisi olarak yer yetiştirilmektedir. Lâz kirazı, Gürcü kirazı ve Karayemiş olarak da bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin Yapraklari siyah hidrik asit veren bir glikozit taşıması sebebiyle zehirlidir. Bu yüzden yapraklarının baharat olarak kullanılması tehlikelidir. Fakat yapraklardan elde edilen taflan suyu öksürük dindirici olarak kullanilir. Tâze meyveleriyse meyve olarak yenilmektedir. Kurutulmuş meyvelerinin tohumlarıysa şeker hastalığına karsı kullanilir. Tâze meyveleri taş düşürücü olarak da kullanılmaktadır.

Tatula: (Weichhaariger / Stechapfel / Liseron de Provence / Downy thorn-apple / Boru çiçeği / Şeytan elması / Eşek hıyarı / Dikenli elma / Stramoine / Datura)

20-100 cm yüksekliğinde, dik gövdeli, bir senelik otsu, zehirli bir bitki. Tatula, şeytan elması olarak da bilinir. Yapraklar saplı, büyük, oval, kenarları tam, az girintili veya sivri lopludur. Çiçekler beyaz ve büyüktür. Çanak yaprak uzunsu bir tüp seklinde, tepede 5 lopludur. Taç yapraklar uzun bir huri şeklindedir. Meyveler 3-4 cm boyunda, üzeri dikenli, 4 yarıklı olup çok tohumludur. Dünya üzerinde tespit edilmiş 10 kadar boruçiçeği türünden yalnız iki tanesi memleketimizde bulunmaktadır. Batura stramonium ve D. metel. Organik madde bakımından zengin bos tarlalar, harabeler, hendek ve yol kenarlarında bulunur. Nadiren çiçekleri için bahçelerde yetiştirilmektedir.

Kullanıldığı yerler: Halen tedavide D. stranonium ve D. metel türlerinin Yapraklari, çiçekleri ve tohumları kullanılmaktadır. Yapraklar azami büyüklüklerini aldıkça alt taraftan başlanarak toplanır. Gölgelik ve havadar bir yerde kurutulur. Tohumlu meyveleri olgunlaştığı zaman toplanır ve kurutulur. Tatula türlerinde hiyosiyamin ve az miktarda atropin ve skopolamin isimli alkaloitler bulunmaktadir. Iyi bir uyusturucu, antispazmodik (kramp çözücü), antiasmatik (nefes darlığına karşı) tir. Yapraklardan ve bazı çiçeklerden hazırlanan sigaralar nefes darlığına karşı içilir. Yağlı merhemi mevzii ağrılara karşı haricen çok kullanılır. Zehirli bir bitki olduğu için hekim tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır.

Tarçın: (Dar-i Çin / Cinnamomum / Cinnamon / Cannelier)

Kullanıldığı yerler: Ruhi sıkıntıları giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Soğuk algınlığı ve nezlede faydalıdır. İştah açar. Kadınlardaki beyaz akıntıyı keser. Afrodizyak özelliği vardır.

Tavşankulağı: (Europaisches / Alpenveilchen / Cyclamen / Sowbread / Domuz turpu / Topalak / Akdiken / Yer somunu / Siklamen)

Kis sonu veya ilkbaharda çiçek açan, 5-15 cm yüksekliginde toprak altında yumruları bulunan çok yıllık ot. Topalak ve yer somunu olarak da bilinir. Toprak altında 1.5-5 cm çapında, yan ve alt kısımlarından kökler çıkan, basık küre şekilli ve az tüylü bir yumrusu vardır. Yaprakların hepsi dipte, uzun saplı, dâireye yakın böbrek biçiminde, üst yüzü yeşilli-beyazlı, alt kismi kırmızı veya morumsu renklidir. Çiçekler tek baslarına, hafif kokulu, pembe veya pembemsi mor renklidir. Taç yaprakları tersine dönmüş 5 parçalı tüp şeklinde, parçalar geniş-oval şekilli, dip kısımları lekeli. Tohumlar çok adette esmer renklidir. Memleketimizde 35 kadar türü vardır.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanilan kısmı toprak altı kısmıdır. Yumrularda zamk, pektin, şeker ve Saponin karakterli glikozit vardır. Yumrularının suyla kaynatılıp süzülmesiyle elde edilen sulu kısım bilhassa tütün fidelerine ârız olan solucanlarla mücâdelede kullanılır. Bu suyla fidelerin sulanmasından hemen sonra solucanlar toprağın üstüne çıkar. Toplanarak yok edilir. Halk arasında müshil ve kurt düşürücü olarak kullanılır. Aybaşı kanı sökmeye yardım eder.

Tere: (Gartenkresse / Cresson / Garden cress / Lepidum sativum)

20-50 cm boylarında, beyaz veya morumsu renkli çiçekler açan, bir yıllık otsu bitkiler. Meyvelerinin tek tohumlu olmasıyla su teresinden ayrılır. Yabânî olarak bulunmakla berâber, kültürü de yapılmaktadır. Kerteme olarak da bilinir.

Su teresi (Nasturtium officinale): Beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, çok yıllık otsu bir bitki. Su kenarlarında yetişir. Özel bir kokusu ve batıcı bir lezzeti vardır. Kardamot adıyla da bilinir.

Kullanıldığı yerler: Yapraklari yakıcı lezzetli, uçucu yağ taşır. Kükürtlü glikozitler, A, C ve D vitaminleriyle uçucu yağ taşır. Kuvvet verici, vitamin noksanlıklarına karsı ve iştah açıcı olarak kullanilir. Afrodizyak (Cinsel istekleri artırıcı) özelliği vardır. Hastalıkları karsı direnci artırır. Sigaranın zararlarını azaltır. Suyu, saç dökülmesi ve kepeklenmeyi önler.

Turp: (Rettich / Radieschen / Radis / Radish / Hilb / Raphanus / Raphanus sativus)

Sari çiçekli, kültürü yapılan bir yıllık bitkiler. Birçok çeşitleri kökü veya tohumu için yetiştirilir. Salata olarak yenen bir sebzedir.Bitkinin yenen kismi da etli olan kazık kökleridir.

Kullanıldığı yerler: Tohumları % 35-50 yağ taşır. Uyarıcı, iştah açıcı, safra söktürücü ve mikropların üremesini önleyici özelliklere sâhiptir. Eski târihlerde salgın hastalıklara karsı önleyici olarak turp verildiği bilinmektedir. Kazık kökleri sebze olarak yenir.

Memleketimizde birçok turp çeşidi yetiştirilmektedir.

Karaturp (Raphanus sativus var. niger): Kökleri yumruk büyüklüğünde, üzeri siyahımsı kabuklu, içi beyaz renklidir. Hardal esansı ve C vitamini ihtivâ eder. Kökleri salata olarak yenir. İştah açıcı, idrar ve safra söktürücü etkileri vardır.

Kırmızıturp (Raphanus sativus var. radicula): Bu çeşidin kökleri ceviz büyüklüğünde üzeri parlak kırmızı renklidir. Hardal esansı, C vitamini taşır. Salata olarak yenir. Kuvvet verici, iştah açıcı ve balgam söktürücüdür.

Yabanî turp (Raphanus raphanistrum): 20-50 cm boylarında, sarı çiçekli, Anadolu’da yabânî olarak yetişen, tüylü ve otsu bir bitkidir. Kökü ve yapraklari hardal esansı taşır. İştah açıcıdır.

Turunç: (Bigarade / Bigaradier / Bitter orange)

1-6 m boylarında, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz renkli çiçekler açan ağaçlar. Yapraklar saplı, derimsi, sivri uçlu, üst yüzü parlak alt yüzü mat yeşil renklidir. Yaprak sapları kanatlıdır. Çiçekler tek veya birkaçı bir arada toplanmış olup, çiçek durumları teşkil ederler. Meyveleri küre seklinde, sarımsı veya hafif yeşilimsi renklerde, 7-15 dilimlidir. Dilimler ekşi, acımsıdır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin çiçekleri uçucu yağ ihtivâ eder. Turunç esansı elde edilir. Kabukları da uçucu yağ, vitamin C, pektin, acı maddeler ihtivâ eder. İştah açıcı, lezzet ve koku verici ve safra söktürücü olarak kullanılır. Aynı zamanda kabukların beyaz renkli olan albedo kısmı çıkarıldıktan sonra reçel yapımında da kullanılır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather